Anasayfa | Biyografiler | Dosyalar | Haberler | Kategoriler | Arşiv | Rss
 

Hakkında
Elektroik Kütüphaneler bilgiyi elektronik ortama taşıyıp öğrencilere ya da bilgiye ihtiyaç duyanlara ulaştırmak için ... [»]

» Haberler | ABD'den İnsan Çipi ne Onay [»] , Diğer Haberlere Ulaşmak İçin Tıklayınız.

»  Klima

 admin , 09 Haziran 2007 tarihinde
 Makaleyi Yazdır    |  Makaleyi Email İle Gönder

Latin kökenli bir sözcük olan klima, iklim anlamına gelir. İklim sözcüğünden bir ülkeyi etkisi altında bulunduran coğrafi ve atmosferik koşullar ya da sıcaklık, atmosferik basınç, rüzgar ve fırtına gibi atmosferin durumu ve belirli bir yerdeki değişimini karakterize eden meteorolojik olguların tümü anlaşılır.
İnsanın biyolojik yapısı yanında ruh ve beden sağlığı da meteorolojik olgulardan etkilenir. Çevremizi, çevremizde geçen doğa olaylarını algıladığımız duygularla ancak tanıyabilir, anlayabilir ve değerlendirebiliriz. Atmosferik ortamda dokunma duyusu ile algıladığımız duyguların başında sıcaklık ve soğukluk duyguları gelir. Yerine göre sıcaklık duygusu algıladığımız zaman serinlemek ve soğukluk duygusunu algıladığımız zaman da ısınmak isteriz.
Rahat çalışabileceğimiz, rahat dinlenebileceğimiz ve rahat eğlenebileceğimiz bir ortamın oluşturulabilmesi için yapay yollarla ve teknolojik yöntemlerle atmosferik çevre koşullarının değiştirilmesi gerekir. Günümüzde yaşamımızı rahat sürdürebileceğimiz bir ortamın oluşturulması için atmosferik çevre koşullarının değiştirilerek sıcaklık, yerine göre de soğukluk duygularına dönüştürülmesini sağlayan yapay yolları ve teknolojik yöntemlerin tümüne KLİMA denilmektedir.
Su bilindiği gibi atmosferik basınçta kolayca buharlaşır. Yeryüzünün dörtte üçünün denizlerle örtülü olması ve suyunda atmosferik basınçta kolay buharlaşması yeryüzünü çevreleyen hava tabakasının devamlı olarak su buharı ile beslenmesine neden olur. Yer yüzünün herhangi bir yerinde, atmosferin içerdiği su buharının miktarı bu yerin denizden uzaklığına, yüksekliğine ve sıcaklığına bağlıdır. Yeryüzünü çevreleyen hava tabakasının içerdiği su buharına nem denir. Havanın içerdiği su buharı yani nem insan sağlığı için çok önemlidir. Sıcakta terleyen bir kişi, terin buharlaşması ile rahatlar. Eğer çevrenin havası su buharı ile doygun hale gelmişse ter buharlaşmaz ve bunalıma yol açar. Hava su buharını yanında CO2, SO2, CO gibi gazlarla çeşitli nitelikte tozları da içerir. Bunun için tiyatro, sinema, konferans salonu gibi kültür ve eğlence merkezleri ile iş yerlerinde teneffüs edilen havanın bu gibi sağlığa zararlı maddelerden temizlenmesi ve mensucat fabrikalarında olduğu gibi iplik imal edilirken pamuk liflerinin kopmaması için ortamın belirli bir nemlilikte tutulması gerekir. Kültür ve eğlence merkezleriyle işyerlerinde havanın temizlenmesi ve ortamın belirli bir nemlilikte tutulması ancak klima cihazlarından yararlanılarak gerçekleştirilir.

İNSAN KONFORU VE İKLİMLENDİRME
İnsan doğasından gelen zayıf bir yanı vardır. Bu da rahat olmak istemesidir. Çok sıcak veya çok soğuk, çok nemli veya çok kuru olmayan bir ortamda yaşamak ister. Fakat bu koşulları sağlamak kolay değildir. Çünkü insan vücudunun rahat edebileceği koşullarla, ,iklim şartları genellikle birbiri ile uyuşmaz. İnsan vücudunun rahat edebileceği koşulların kısacası konforun sağlanması, sıcak ve nem gibi bazı değişkenleri sürekli denetim altında tutmayı gerektirir. Mühendislerin görevi; insanları rahat ettirmektir.
İnsanların bir bölgenin iklimini değiştiremeyeceklerini anlamaları uzun süre almadı yapabilecekleri sadece ev veya işyeri gibi sınırlı bir kapalı alanın hacmin iklim koşullarını değiştirebilmekti. Geçmişte bu gereksinim şömine veya soba gibi basit ısıtma sistemleriyle sağlandı. Günümüzde ise ısıtma, soğutma, nemlendirme nem alma, temizleme hatta koku giderme gibi işlemleri yapan, başka bir deyişle bir ortamın havasını insanların isteklerine göre düzenleyen, gelişmiş iklimlendirme sistemleri vardır. İklimlendirme sistemleri insan vücudunun gereksinimlerini sağlamak için tasarlanır, bu nedenle insan vücudunun termodinamikle ilgili yönlerini bilmekte yarar vardır. İnsan vücudu, yakıtı yediğimiz besinler olan bir ısı makinesidir. Sürekli çalışan her ısı makinesi gibi, insan vücudu da artık ısısını bir ortama (çevreye) vermek zorundadır. İnsan vücudunun çevreye verdiği ısı yaptığı işe göre değişir. Yetişkin bir erkek için ortalama değerler, uyurken 87 Watt, dinlenirken veya masa başında iş yaparken 115 Watt, ağır bedensel iş yaparken 440 Watt`tır. Yetişkin bir kadın için ortalama değerler %15 daha azdır. Aradaki fark, vücut sıcaklığından değil büyüklüğünden gelmektedir. Sağlıklı bir insanın iç sıcaklığı 37° C dolaylarında sabittir. İnsan vücudu, atık ısısını çevreye kolaylıkla verebileceği durumlarda rahat eder.
Isı geçişi sıcaklık farkıyla orantılıdır. Bu nedenle soğuk ortamlarda, vücut çevreye her zaman verdiğinden daha çok ısı verir. Böyle durumlarda vücut enerji kaybını azaltmak için deriye yakın bölgelerde kan dolaşımını azaltır, buna bağlı olarak, normal olarak 340° C olan deri sıcaklığı ve ısı geçişi de azalır. Deri sıcaklığının düşmesi insanı rahatsız eder. Örneğin ellerde deri sıcaklığı 100° C düştüğü zaman acı hissedilir. İnsan vücudundan ısı kaybı, fazla giyinerek, başka bir deyişle yalıtım yapılarak veya hareket edip vücut içinde enerji üreterek azaltılabilir. Örneğin ; 10° C sıcaklıktaki bir odada, kışlık giysileriyle oturan bir adamın konfor düzeyi -23° C sıcaklıkta orta ağırlıkta iş yapan bir adamın konfor düzeyine eşittir. Sıcak ortamlarda durum tam tersidir, vücut çevreye ısı vermekte güçlük çeker ve sıkıntı çekilir. Hafif giysiler giyilerek çevreye ısı geçişi kolaylaştırılır ve hareket düzeyi en aza indirilerek vücudun atık ısı üretimi azaltılır. Hafif iş yaparken veya yavaş yürürken vücuttan ısıtılan ısının yarısını terleme yoluyla gizli ısı olarak diğer ısıda taşınım ve ışınımla duyulur ısı olarak çevreye verilir. Dinlenirken veya masa başında çalışırken atılan ısının çoğu (yaklaşık % 70`i) duyulur ısı olarak, ağır iş yaparken de atılan ısının çoğu (yaklaşık % 60`ı) gizli ısı olarak çevreye verilir. Terleme sırasında yüzeyde oluşan sıvı, buharlaşırken gizli ısıyı veya buharlaşma ısısını vücuttan sağlar, böylece vücut soğumuş olur. Fakat ortamın bağıl nemi %100 `e yakınsa, terlemenin büyük bir yararı olmaz. Uzun süreli terlemeye vücudun su kaybı eğer su içerek giderilmezse terleme azalır vücut sıcaklığı artar ve sıcak çarpması olabilir.
Pencereler gibi çevre yüzeyler arasında ışınımla ısı geçişlidir. Güneşin ısısı uzayda ışınımla yayılır. Havanın soğuk olmasına karşın bir ateşin karşısında ısınırsınız.
Benzer biçimde duvarları veya tavanı düşük sıcaklıkta olan ilik bir odada rahat edileme, çünkü vücuttan çevre yüzeylere ışınımla ısı geçişi olur.
İnsanın vücut rahatlığı veya konforu temel olarak üç etkene bağlıdır. Bunlar, kuru termometre sıcaklığı (sıcaklık), bağıl nem ve hava dolaşımıdır. Ortam sıcaklığı konforun en önemli kıstasıdır. İnsanların çoğu 22 ile 27° C sıcaklıklar arasında rahat eder. Bağıl nem konforu önemli ölçüde etkiler çünkü vücudun buharlaşma yoluyla ne kadar ısı atabileceği havanın bağıl nemiyle ilişkilidir. Bağıl nem havanın ne kadar nem alabileceğinin ölçüsüdür. Yüksek bağıl nem, terleme yoluyla ısı geçişini yavaşlatır, düşük bağıl nem ise hızlandırır.
İnsanların çoğu %40 ile %60 arasında bir bağıl nem tercih ederler.
Hava dolaşımı vücut rahatlığında önemli rol oynar, vücut yakınında biriken ilik ve nemli bir havayı uzaklaştırarak yerini göreceli olarak serin ve kuru havanın doldurmasını sağlar. Hava dolaşımı taşınım ve buharlaşma yoluyla ısı geçişini arttırır. Hava akımı, ilik ve nemli havayı uzaklaştıracak kadar kuvvetli fakat hissedilmeyecek kadar yumuşak olmalıdır. Hava akımı için uygun bir hız 15 m /dak. dır. Yüksek hızda bir hava akımı rahatlık yerine rahatsızlık verir. Örneğin ; 10° C sıcaklığındaki bir ortamda rüzgar ortamda 48 km /h olduğunda, sıcaklık durgun havada -7° C imiş gibi hissedilir. Bunun nedeni rüzgarın ısı geçişini artırıcı etkisidir. Vücut rahatlığını etkileyen diğer faktörler hava temizliği, koku, gürültü ve ışınım etkisidir.

TEMEL KAVRAMLAR VE TANIMLAR

4.1 - Nemli Hava :

Çevremizi saran atmosfer salt oksijen ve azot karışımı olan havadan oluşmamıştır. Havanın içerisinde yüksek oranda su buharı vardır. Havanın içerdiği su buharının miktarı çevre koşullarına ve meteorolojik olgulara bağlı olarak değişir.
Havanın içerdiği su buharı insanın hem biyolojik hem de beden ve ruh sağlığını etkiler

4.2 - Kuru Hava:

İçerisinde su buharı bulunmayan kuru havaya denir.

4.3 – Buhar Basıncı:

Su buharının kısmi basıncı genelde buhar basıncı olarak nitelendirilir.

4.4 – Mutlak veya Özgül Nem:

1 m3 havanın içerdiği su buharı miktarının kuru hava miktarı oranına denir. Buna göre mutlak nemi (1 kg) kuru havanın içerdiği su buharı miktarı olarak ta tanımlamak mümkündür.
1 m3 nemli havanın içerdiği su buharının ağırlığına (gs) kuru havanın ağırlığına (gh) ve mutlak nemi de x ile gösterirsek olur.
Nemli havayı oluşturan elemanlardan su buharının kısmi basıncı çok düşüktür.
Bunun için genel gaz konusu nemli havayı oluşturan su buharı ile kuru havaya uygulanabilir. 1m3 nemli havayı oluşturan su buharının kısmi basıncını P.s kuru havanın kısmi basıncına P.h dersek nemli havanın mutlak sıcaklığı T, basıncı P, buharın gaz sabiti Rs ve kuru havanın gaz sabiti de Rh olduğuna göre Dalton Kanununa göre
P = Ps + Ph eşitliğini,
Genel gaz kanunu uyarınca da
Ph . V = gs . Rs . T ve
Ph . V = gh . Rh . T
Eşitliklerini yazabiliriz.
Bu formüller göstermektedir ki mutlak nem, nemli havayı oluşturan elemanlardan su buharının kısmi basıncının kuru havanın kısmi basıncına oranının (0,6242) karına eşittir.
Suyun molar ağırlığı (Gsm)18.10-3 kg/mol
Kuru havanın molar ağırlığı (Gmh) 28,84.10-3 kg/mol

4.5 – Bağıl Nem:

1 m3 nemli havanın içerdiği su buharı miktarının aynı sıcaklık ve aynı toplam basınçta içerebileceği max su buharı miktarına oranına bağıl nem denir.

 = Bağıl nem
gs = 1 m3 havanın içerdiği su buharının ağırlığı
gd = max içerdiği su buharını miktarı ağırlığı
 = gs / gd yazılır.
Diğer yandan 1 m3 nemli havanın içerebileceği max su buharının kısmi basıncını pd ile gösterelim.
Bu durumda genel kanuna göre

Ps . V = gs . Rs . T ve
Pd . V = gd . Rs . T eşitliklerini yazabiliriz.

Bu eşitliklerle  = gs / gd eşitliğinin bileşimini yapacak olursak  = Ps / Pd eşitliğini elde ederiz.

X = 0,6242 Ps / Pd olduğu için
 = x . Ph / 0,6242 . Pd olur.

4.6 – Kuru termometre sıcaklığı :
Atmosferik havanın sıcaklığıdır.

4.7 – Çiğ Noktası :

Sabit basınçta soğutulan nemli havanın içerdiği su buharının yoğunlaşmaya başladığı sıcaklığa çiğ noktası denir.
Çiğ noktası belirlenmesi için su buharı ve kuru hava karışımının sabit basınçta soğutulması gerekir.
V = karışımın özgül hacmi
P = Basıncı
Vs = su buharının özgül hacmi
Ps = su buharının kısmi hacmi
Rs = su buharının gaz sabiti
T = mutlak sıcaklık

Genelde gaz kanunu uyarınca
Ps . Vs = Rs . T ve
P . V = R . T
Bu eşitliklerin birleşmesinden
elde edilir.
Vs = V / gs ve
V = V / G olduğundan
olur.
Buradan karışımın basıncı ve ağırlık oranları değişmedikçe su buharının kısmi basıncıda değişmediğini anlarız.
Termodinamikte doygunluk basıncı ile doygunluk sıcaklığı arasındaki ilişkiyi gösteren denklemlere gerilme denklemleri denir.
Gerilme denklemi
t = f(P) ile ifade edilir.
OP ve Ot eksenlerinden oluşan dik açılı koordinatlar sisteminde genel denklemi t = f(P) olan eğriye doygunluk eğrisi denir.
Bu eğrinin üstünde kalan bölge buhar bölgesi altında kalan bölge sıvı bölgesidir.

tA = karışımın sıcaklığı
tB = çiğ noktası sıcaklığı

4.8 – Adyabatik doyma sıcaklığı :
Havanın uzun bir kanaldaki su üzerinden akıp doymuş hale geldiği zaman sahip olacağı sıcaklıktır.

4.9 – Yaş termometre sıcaklığı :
Termometrenin ucuna suya doymuş bir pamuk fitil sarmak ve üzerinden hava akışını sağlamakla bulunur. Bu şekilde ölçülen sıcaklığa denilir.

4.10 – Psikometrik diyagram:
Mühendislikte klima tekniği ile kurtma tekniği uygulamalarında temel madde olarak kullanılan nemli havanın özelliklerini hesap yöntemine göre daha kolay bir şekilde bulabilmek ve havanın hal değişimlerini (ısıtma, soğutma, nemli olması, kuru olması) daha kolay görebilmek için nemli havanın çeşitliği özelliklerini ihtiva eden psikometrik diyagram adı verilen diyagram pratikte çok kullanılır. Düşey eksen özgül nemi, yatay eksen nemli havanın sıcaklığını (kuru termometre) gösterir. Diyagramda Q=1 doymuş hava eğrisi, aynı zamanda yaş termometre ve çiğ noktası sıcaklıklarını okumak için kullanılır. Diyagramda nemli havanın entalpisini gösteren h=sbt eğrileri de çizilmiştir. Nemli havanın iki özelliği verilince diyagramda bu iki özelliğin kesiştirilmesi ile havanın konumu belirlenir.

5- ) KLİMA SİSTEMLERİ, UYGULAMALARI VE SİSTEM SEÇİMLERİ
Sistem seçiminde doğal olarak konfor en başta gelen kriterlerden biridir. Sistem seçimi yaparken öncelikle ısıtmanın aşağıdan, soğuk yüzey önlerinden ve mümkün olduğunca ışınım yoluyla yapılması ana konfor prensibidir. Buna karşılık soğutma yukarıdan yapılmalıdır. Isı kaybı yoğunluğu 250 W/m değerinin üzerinde olan dış yüzeyler (genellikle cam yüzeylerdir). Önlerine konulacak radyatör gibi statik ısıtıcılarla ısıtılmalıdır. Böylece soğuk dış yüzey sıcaklıkları artırılır ve bu da konfor sıcaklığının artmasına ve gerekli iç hava sıcaklığının düşmesine neden olur.
Buna karşılık tam tersine duvar tipi soğutucularla aşağıdan yapılan soğutma işlemleri, yaz klimasında konforsuzluğa neden olmaktadır. Bu soğutuculardan çıkan soğuk hava fazla yükselmeyerek geri düşmekte ve insanlara çarparak üşütmekte ve hasta etmektedir. Soğuk hava tavandan odaya verilmeli ve insanların yaşam bölgesine indiğinde, ortam hava ile karışarak rahatsız etmeyecek sıcaklığa gelmelidir. Isıtma ve soğutmanın tavandan yapılması halinde, sıcak havayı aşağıya indirebilmek için menfez çıkış hızlarını arttırılmak zorundadır. Bu durumda hava sesi oluşabilir. Aynı menfezden çıkan soğutulmuş hava daha ağır olduğu için hızla aşağıya inerek konforu bozar. Sonuç olarak uygun olmayan sistemler seçildiği zaman “ daha az konfor, daha çok enerji tüketilerek elde edilir”. Yıl boyu çalışan iklimlendirme sistemlerine hibrid sistem (Amerikan sistem) denir. Isıtmanın radyatörle cam önlerinden, soğutmanın ise hava ile tavandaki menfezlerden yapıldığı sistemler kullanışlıdır.
6 - ) SİSTEM SEÇİM KRİTERLERİ:
Sistem seçiminde göz önüne alınabilecek pek çok kriter sıralanabilir. Önlem sırası mal sahibinin veya satın almayı yapan kişilerin isteklerine göre değişebilir. Ancak bunların önemleri aşağıda verilmiştir.
a-)Konfor
Sistem seçiminde beklide en önemli faktör konfordur. Bu anlamda HVAC tesisatı yapmanın amacıda budur. Dolayısıyla seçilecek sistem, iç ortamda beklenen şartları bütün değişen dış hava koşulları dahilinde hep belirli değerlerde tutabilmelidir. Bu konfor şartları arasında
* Sıcaklık
* Taze hava miktarı
* Ses kirliliği
* Nem
Temizlik (Hijyen)
Gibi değerler bulunmaktadır.
b- ) Kuruluş Maliyeti:
Kaynakların kısıtlı olması çoğu zaman ucuz yatırımlara yöneltmekte ve en önemli kriter haline gelmektedir. Halbuki asıl önemli olan toplam maliyet (life cycle cast) değeridir. Yani sistemin ekonomik ömrü içinde ortaya çıkan işletme ve yatırım maliyetleri toplamıdır.
c- ) İşletme maliyeti:
Enerji giderlerinin anormal derecede artması işletme maliyetlerini ön plana çıkarmıştır. İşletme maliyeti içinde yakıt (veya enerji) giderleri, servis ve bakım giderleri bulunmaktadır. Sistem verimi en önemli parametredir. Yüksek verimli sistem, toplam maliyet olarak çok daha ekonomik olabilmektedir.
d- ) Servis bakım sıklığı ve kolaylığı :
Servis sıklığı ve kolaylığı problemsiz bir işletmede arka planda kaldığı halde, sorun olduğunda en önemli olacaktır. Sistem bütün olduğu kadar basit ve sağlam olmalıdır.
e- ) İşletme kolaylığı:
İşletmenin mümkünse kalifiye teknik adamlara ihtiyaç olmaksızın yapılması önemlidir.
f- ) Çevre faktörü
Türkiye hala ciddi çevre koruma sınırlamaları getirilmemiş bir ülkedir. Bu nedenle sistem seçiminde çevre faktörü henüz belirleyici olmamaktadır. Ancak yakın gelecekte ileri ülkelerde olduğu gibi yakıt, akışkan, ekipman ve sistem seçiminde çevre daha belirleyici hale gelecektir.
g- ) Diğer faktörler:
Örneğin ara mevsimdeki geçiş kolaylığı veya sistem performansı bu kriterlerden biridir veya yapının özelliği ve mimarisi de seçimde önemli olabilir.
Özetle sistem seçiminde aşağıdaki faktörlerden pek çoğuna bağlı kalınır.
1- ) Sistem maliyeti :
a ) İlk tesis maliyeti
b ) İşletme maliyeti
c ) Yatırım, geri dönümü hesapları
2- ) Binanın konumu :
a ) Coğrafik durumu
b ) Yönü
c ) Şekli
3- ) Binanın kullanımı :
a ) Ne maksatla kullanılacağı
b ) İnsan Miktarı
c ) Ekipman
d ) İşletme
4- ) Binanın tipi
a ) Konstrüksiyonu
b ) Şekli
c ) Eski ve yeni oluşu
5- ) Enerji
a ) Mevcut enerjiler
b ) Fiyatlar
6- ) Sistem tipleri
a ) Havalı sistemler
b ) Sulu sistemler
c ) Paket cihazlar ( havalı – sulu )
d ) Yukarıdakilerin karışımı
7- ) Sistem kontrolü
a ) Zon kontrolü
b ) Her mahallin müstakil kontrolü
Projenin mal sahibine tavsiye edip, sonradan birlikte avantaj ve dezavantajlarının değerlendirecekleri sistem seçimini etkileyen faktörler :
1- Performans gereksinimi,
2- Kapasite gereksinimi,
3- Özel gereksinmeler,
4- İlk tesis maliyeti,
5- İşletme maliyeti,
6- Güvenebilirlik,
7- Fleksibilite,
8- Bakım kolaylıkları,

Yatırımcının Hedefleri
1- Mevcut proses için gerekli ortamın tesisi
2- Temiz bir çalışma ortamının yaratılması ve çalışanların veriminin arttırılması
3- Satışı arttırmak
4- Kirayı ve geliri arttırmak
5- Binanın satışını kolaylaştırmak

7- ) SİSTEM SEÇİMİNDE ÖNCELİK
a- Uygulama yapılacak yerin iklim şartları sistem seçiminde büyük önem taşır. Hiçbir istem bütün avantajları bünyesinde toplamayacağı için “ ısıtma öncelikli veya soğutma öncelikli sistem seçimi” ilk adımda göz önüne alınmalıdır. Ör “Antalya soğutma öncelikli, Sivas ısıtma önceliklidir.”
b- Dış ortamdaki nem oranı da önemlidir. Kurak iklimlerde evaporatif soğutma prensibinden yaralanılabilir. Kuru ve soğuk iklimlerde kışın nemlendirme mutlaka yapılmalıdır. Buna karşılık nemli iklimlerde ve ortamlarda tam tersine nem alıcı konulmalıdır.
c- Uygulama alanı; işyerlerinde, aydınlatma, makineler ve dolayısıyla ısı kazancı daha fazladır. Bu nedenle konutlara oranla daha fazla soğutma yükü gerekir.
d- Mimari sınırlamalar
e- Soğutma yapılacak binalarda güneşin içeri girmesini engelleyecek önlemler alınması enerji ekonomisini sağlar.
8- ) ISI İHTİYACI HESAPLARI
Oturulabilen sıcaklıktaki bir mahallin sıcaklığının korunabilmesi için kış ayarlarında ısıtılması gerekir. Bunun için gerekli ısı miktarının bilinmesi gerekir. Isı, sıcak taraftan soğuk tarafa doğru akar. Mahal sıcaklığının sabit kalması için verilecek ısı, ısı kaybı hesabıyla belirlenir.
Isı kaybının bağlı olduğu önemli faktörler şunlardır.
a- İç ve dış sıcaklık dereceleri,
b- Bina inşaatında kullanılan malzeme cinslerine,
c- Binanın bağlı olduğu dış şartlara,
d- Binanın ısıtılmasının işletme şekline,
Isı kaybının hesaplanmasında mahal sıcaklığının sabit kalabilmesi için verilmesi zorunlu olan toplam ısı enerjisi iki bölümden oluşur.

QH = QT + QL

QT = Transmisyon yolu ile kaçan ısı (Kondüksiyonla)
QL = Eniltrasyon yolu ile kaçan ısı (Konveksiyonla)
8.1 TRANSMİSYON YOLU İLE OLUŞAN ISI KAYBININ HESABI
Bir hacmin iletimle oluşan artırımsız ısı gereksinimi (Qo), pencerelerden, kapılardan, dış ve iç duvar ile döşeme ve tavandan meydana gelen ısı kayıplarının toplamıdır.

Qo = k . f . ( ti – td ) kal / h

k = Isı transferi kat sayısı
f = Isı geçiren yüzey (m2)
ti = Isıtılacak havanın sıcaklığı
td = Dış ortam yada komşu hacim sıcaklığı
QT = Qo ( 1 + % Artırımlar )
ARTIRIMLAR
Bir hacmin iletimle oluşan artırımlı ısı gereksinimi QT o hacmin iletimle oluşan artırımsız ısı gereksiniminin (Z), bir artırım faktörüyle çarpılması ile elde edilir.

Z = 1 + ZA + ZU + ZH

ZU = Kesintili ısıtma rejimi artırımı
ZA = Soğuk dış yüzeylerin dengelenmesi için alınan artırım
ZH = Yön artırımı
ZU = Kesintisiz işletme halinde başka 3 işletme şekli vardır.
I. İşletme şekli = geceleri ateşin azalması
II. İşletme şekli = günde 8 – 12 saat kesintili yapılması
III. İşletme şekli = günde 12 – 16 saat kesintili yapılması
ZA + ZU = ZD olarak tablolardan alınabilir

Benzer Makaleler

Yorum yapılmamış