Hakkında
Elektroik Kütüphaneler bilgiyi elektronik ortama taşıyıp öğrencilere ya da bilgiye ihtiyaç duyanlara ulaştırmak için ... [»]
» Üye Girişi
Hesap oluştur | Şifremi Unuttum
» Haberler | ABD'den İnsan Çipi ne Onay [»] , Diğer Haberlere Ulaşmak İçin Tıklayınız.
->
Modern tibbin önlemekte çaresiz kaldigi, hatta, bazen neden oldugu hastaliklar her geçen gün artan sayida insani kurbanlari arasina aliyor. Medeniyet Hastaligi da denilen bu rahatsizliklarla basa çikmak için insanlar artik ‘dogal’ sifalar aramaya baslamistir. Bati dünyasinda kalple ilgili rahatsizliklardan ölenlerin sayisi hemen hemen iki kati olmasina ragmen en çok korkulan hastaliklarin basinda herhalde kanser gelmektedir. Bunun bir nedeni de birçok kanser türünün hala esrarini koruyor olmasi ve sebebinin blilinmemesiyle birlikte, modern tibbin en ciddi ve yaygin görülen kanserlerin tedavisinde bile henüz yetersiz kalmasidir.
Aslinda erken teshis kondugu zaman bazi kanser türlerinin tedavisi artik münkündür. Öte yandan, en yaygin görülen kanserlerin tedavisindeki basarisizligin yarattigi hayal kirikligi, çok çesitli alternatif tedavi yöntemlerinin gelistirilip denenmesine yol açmistir.
Bu yöntemlerin bir bölümünün yararsizligi ortaya çikmasina karsin, bazilari, özellikle beslenme ve yasam biçimi üzerinde yogunlasanlar, öyle büyük bir basari kazanmistir ki, hemen hemen Batili Ülkelerin önde gelen kanser uzmanlari, hastalarinin klasik tedavisine bunlarin ne kadar ve ne boyutta eklenmesi geregini ciddi olarak arastirmaya basladilar.
Klasik tip ile ”dogal tedavi” veya ”alternatif tedavi” adi verilen yöntemlerin gelecekte daha da iç içe olacagi ve birlikte kullanilacagi, bununda en çok kanserden korunma ve hastaligin tedavisi alaninda devreye girecegi görülmektedir.
Kanser Nedir?
Kanser, vücuttaki hücrelerin denetimden çikip vücudun diger bölümlerinden bagimsiz ve kontrolsüz bir biçimde büyümeye baslamadigi bir hastaliktir. Bu hücreler saldiriya geçen vahsiler gibi vücudun normal kurallarina isyan baslatir ve kendilerine ait ayri bir düzen olustururlar.
Bu isyanci örgütler, ya da ”hastalikli olusumlar” daha sonra vücudun isleyisine müdahale etmeye baslar. Engellenmeleri için girisimde bulunulmazsa, en önemli organlari isgal edip iflasina yol açarak ölüme neden olurlar.
Kanser nasil gelisir?
Kanser su üç asamada gelisir:
Önce hastalikli hücreler büyümeye baslar, çevrelerindeki dokulara nüfuz ederek vücudun belli bir bölgesine yerlesir. Kanserin ilk basladigi bölgedeki bu evresine ‘primer kanser’ adi verilir.
Daha sonra, vücudun bagisiklik, ya da, savunma sisteminin bir parçasi olan en yakin lenf bezlerinden birine atlar ve oradan vücudun diger bölgelerine dogru yola çikar.Hastalikli hücreler daha sonra yerlestikleri bu ikinci bölgede tekrar büyümeye baslar ve çogu kez çevrelerini büyük bir hizla istila ederler. Buna kanserin ikinci evresi denir (Kanser deyimi; kanserli hücrelerin yanlara dogru yengeç gibi ilerlemesinden gelir. Latince de ”cancer” yengeç demektir.)
Kanserin ilk isaretleri
Erken tani, bütün kanser türleri için hayati önem tasir. Insanlar vücutlarinda kanser baslangici anlamina gelebilecek olagandisi degisikliklere karsi her an uyanik olmalidirlar. Kanserin en yaygin görülen ilk uyari isaretlerini söyle siralanabilir:
Memede, testislerde veya vücudun herhangibir yerinde sislik veya doku sertlesmesi
Iyilesmeyen bir yara veya lezyon
Geçmeyen ses kisikligi veya, öksürükle birlikte kan gelmesi
Sürekli karin agrisi, karin bölgesinde büyük yumrular veya, yutkunma zorlugu
Bagirsak haraketleri veya, idrara çikma aliskanliklarinda degisiklikler
Ben veya sigillerde belirgin bir degisiklik
Olagandisi kanama veya akinti
Beklenmedik kilo kaybi veya istahsizlik
Asiri yorgunluk, bitkinlik veya keyifsizlik
Sürekli agri
Agri yapmayan ancak sisen ve küçülmeyen salgi bezleri
Yukaridaki belirtilerden hiçbiri kesin kanser tanisi anlamina gelmez. Bunlar kisa sürede, uygun tedaviyle iyilesebilecek ‘iyi huylu’ bir olusumun belirtileri de olabilirler. Ama ne olursa olsun, derhal bir doktora gidip durumu bildirmek durumundayiz. Sorumluluk sahibi hiçbir saglik uzmani sizi ciddiye almamamak, detayli muayene etmemek, daha etrafli tetkik gerekiyorsa, sizi baska bir uzmana göndermemek gibi bir hatayi yapmaz.
Gerek kadinlarda gerekse erkeklerde en yaygin görülen kanserlerin, akciger, sindirim sistemi ve idrar yollarinda ortaya çikmasi, ve giderek artmasi, günümüzdeki beslenme tarzi, çevresel kirlilik ve sigarayi, sorumlu etken olarak isaret etmektedir.
Onu mümkün oldugunca engellemeye ve uzak tutmaya çalismak, bu basarilamadigi taktirde tedaviye erken baslamak, degismeyen amacimiz olmalidir.
Kanseri engellemek ve yenmek için yapilmasi gerekenler
Kanser ciddi bir hastaliktir; hafife almaya gelmez. Aslinda birçok ülkede yetkililerce okadar ciddi görülürki, kendi kendinize kanser tedavisi uyguladiginizda veya doktor olamayan birinin bunu yapmasina izin verdiginiz taktirde yasalara aykiri davranmis sayilirsiniz. Bu yaklasim çok yaygin bir korkuya sebep olmus, kanser, ellerinde deney tüpleri ve siringalarla dolasan beyaz gömlekli uzmanlardan baska kimsenin hiçbir sey yapamayacagi, insanligin soyunu kurutacak bir tür salgin gibi görülmeye baslanmistir.
Ne yazik ki, bu yaklasim kanser ve tedavisi hakkinda çok büyük yanlis anlamalara yol açmistir. Kanser gerçekten ciddi bir hastaliktir, ama tedavi edilebilir ve tedavisi de mutlaka bir tip uzmanina birakilmak zorunda degildir. Kendi kendine tedavi vakalari görülmüstür.Ayrica kanser hastasi olup da doktor olmayan kisilerin, bir baska deyisle dogal tedavi yöntemlerini uygulayan uzmanlarin faydasini görmüs birçok örnek mevcuttur.
Ama, tedaviden önce korunma gelir. Yani, herseyden önce, olusmasi engellenirse kanser sorun haline gelmez; ve engellenebilecegine dair kanitlar da açiktir. Çesitli tahminlere göre bütün kanserlerin yüzde 85 ile 95′i engellenebilir. Dolayisiyla, nedeni ne olursa olsun, kendilerinin kansere yakalanma tehlikesinin yüksek oldugunu düsünenler, burada ki ögütlerden ve gösterilen yoldan yararlanacaklardir.
Bunlar mucizevi tedaviler degildir; böyle bir sey de yoktur zaten ama hastaligi kontrol altina alabilmenin en iyi yolunu gösteren, hepside denenmis önerilerdir.Daha önce size ne söylenmis olursa olsun, kendiniz için yapabileceginiz son derece güvenli, sade ve etkili seyler var. (dogal tedavi yöntemlerinin nelere iyi gelebilecegi hakkinda bilgileri de burada bulacaksiniz.)
Kanserden korunma
Kanserden korunma yolunda atilacak ilk adimlar, yasam tarzimiz ve çevremizin vücuttaki savunma sistemini sürekli tehdit ettigi bir dünyada, yakalanacagimiz herhangi bir hastaliga karsi alinacak önlemlerle aynidir. Mesele, yasam tarzimizi ciddi bir sekilde gözden geçirmekten, sonrada, yasam ve düsünce tarzimizda köklü degisiklikler yapmaktan ibarettir. Bu her zaman pek kolay bir sey degil, ama gerçekten uzun, mutlu, saglikli ve kansersiz bir hayat istiyorsak, fevkalade gereklidir.
Kanser konusunda kendi kendine yetmede en önemli üç adim sunlardir:
- gida ve beslenme
- zihinsel ve duygusal (veya psikolojik) durum
- yasam tarzi ve çevre
Gida ve beslenme
Özel rejimlerin tümörlerin büyümesini önledigi, hatta küçülmelerini sagladigi seklindeki iddialar eskiden beri bilinen iddialardir. Bu savlarla ilgili bilimsel kanitlar doktorlarin büyük çogunlugunu henüz ikna edememesine karsin beslenmeyle kanser arasindaki iliski artik herkes tarafindan kabul edilmektedir.
Kesin olarak hangi gidalarin kansere yol açabilecegi, hangilerinin kanseri engelleyebilecegi konusundaki arastirmalar halen devam etmesine karsin, dünya çapinda taninmis tüm kanser kuruluslari kanserden korunmak için hayvansal yag ve sekerden yana fakir, bol lifli meyve ve sebzelerden yana zengin bir diyet öneriyorlar. Çesitli gidalarla kanser arasindaki bilinen veya, kuskulanilan iliskilere su örnekler verilebilir:
- Sismanlik ve fazla yag tüketimiyle meme kanseri
- Tütsülenmis ve tuzda muhafaza edilen gidalarla migde kanseri
- Kavrulmus et veya açik ates üzerinde (barbekü ve izgara gibi) pisirilen etle, basta bagirsak kanseri olmak üzere, her tür kanser.
Beslenmeyle, örnegin, bagirsak kanseri arasinda kesin iliski oldugu biliniyor, çünkü fazla miktarda pirinçle birlikte daha çok lifli gidalar yiyen Afrikalilar bu kansere çok az yakalandigi halde, daha çok et, tereyagi ve diger yagli yiyeceklere agirlik veren Batililar’da bagirsak kanseri çok daha sik görülmektedir. Bunun bilimsel açiklamasi da söyle: Bol lifli gidalarin olusturdugu hacimli posa sindirim sisteminden çok hizli geçtigi için toksinlerin birikmesine ve habis bir olusumun baslamasina firsat birakmiyor. Ne varki, saglikli ve besleyici bir diyet uygulamak kanserden korunmanin en iyi yollarindan biri olmakla kalmayip hastaliga yakalandinizsa onunla savasta da çok yardimci oldugu halde, mesele bununla bitmiyor. Bundan sonra atilacak adim, hastalikla gerçekten savasmak için ayrica özel gidalar almak gereklidir.
Kansere karsi beslenme
- Daha az yag yiyin (kirmizi etteki bütün yagi siyirip atin, balik ve tavuga agirlik verin)
- Sadece yagsiz veya, yari yagli süt, az yagli yogurt ve peynir alin
- Kizartmalari azaltin (yerine firinda veya, buharda pismis veya, kapali ateste izgara yiyin)
- Tereyagi yerine az yagli margarin (islem görmemis doymamis yaglar) yiyin; kaymagi unutun
- Daha fazla lif (veya selülozlu gida) yiyin. Yani, sunlari:
*günde en az bes porsiyon taze meyve ve sebze (meyvelerin kabuklarini soymayin, ama iyice yikamayi unutmayin)
*kuru meyve, özellikle kuru erik yiyin (az seker)
*bol miktarda koyu yesil ve sari sbze (ispanak, brokoli, havuç)
*kabuguyla firinda pismis patates
*bol miktarda rafine edilmemis tahil (esmer pirinç vb)
*kahvaltida kepekli gevrek veya, lapa
*kepekli un ve sadece kepekli ekmek
*kepekli makarna
**Daha az seker tüketin yani:
- pasta, b, sküvi, tatli ve çikolatayi azltin
- tatli olarak taze meyve yiyin
**Tuzu azaltin. yani:
- yemeklere koydugunuz tuzu azaltin ve tuzlugu sofradan uzak tutun
- tuzlu çerez, gevrek g,bi seyleri azaltin
**Mümkün oldugu kadar organik gidalar yiyin
Besinler kanserle nasil savasir
Serbest radikallerin verdigi hasarin kanserde önemli bir rol oynadigi bilinmektedir. Serbest radikallerin verdigi zarar kanserin kuvvetle muhtemel sebebi olmasinin disinda, yaslanmamizi da hizlandirir. Yaslanma, tipki demirin paslanmasi veya tereyagin küflenmesi gibi vücudumuzun oksitlenme sürecidir.
Neyse ki, serbest radikallerin yol açtigi zarara karsi besinblerde vitamin ve mineral olarak bilinen dogal bir panzehir vardir. A, C ve E vitaminleriyle selenyum, çinko ve manganez gibi mineraller dogal bir antioksidan görevi görür: yani, serbest radikallerin yol açabilecegi oksidasyona karsi haraket ederler. Bu nedenle bunlara ”antioksidan” denir. Antioksidan içeren besin maddeleri kansere karsi güçlü bir koruyucudur. Kanserden korunmak için yüksek miktarda A, C ve E vitaminleriyle selenyum, çinko, manganez ve lif içeren besin maddeleri en güçlü bilesimi meydana getirir. Bunlarin en önemli kaynaklari asagida siralanmaktadir.
A vitamini
Dogal olarak beta karoten halinde bulunur ve vücut tarafindan gerektigi kadari A vitaminine dönüstürülür. Kayisi, portakal, seftali, kavun, muz, havuç, kirmizibiber ve tatli patates gibi koyu sari ve turunçu renkli meyve, sebzelerde bulunur. Ayni zamanda ispanak, brokoli, yaprakli sebzeler gi koyu yesil sebzelerde de vardir.
C vitamini
Turunçgillererin çogunda (portakal, limon, gryefrut, turunç) ve tropik meyvelerde (guava, kivi, papv, mango) bulunur. Ayrica yesil ve kirmizi biber, brüksel lahanasi, çilek, domates ve patateste de bol miktarda mevcuttur. Vücudun kendi kendine üretemedigi en gerekli birkaç vitaminden biridir. Dolayisiyla, ya gidalardan, ya da beslenmeye ek olarak ayrica alinmasi gerekir. C vitamini, E vitamininden sonra en güçlü antioksidandir.
E vitamini
Bilinen en güçlü antioksidandir. Özellikle, doymamis bitkisel yaglarda (soya ve ayçiçek yagi gibi), badem ceviz gibi yemislerde bulunur. Bezelye, fasulye ve bazi yaprakli sebzeler de zengin E vitamini kaynagidir.
Selenyum
Bu mineral birçok degisik besin maddesinde bulunur. Et (özellikle ciger ve domuz), bali ve deniz ürünleri (tarak ve karides), mantar, süt, yumurta,sebzeler (sogan sarmisak, kabak lahana), tahil ürünleri.
Çinko
Çinko eksikliginin bazi kanserlerde, özellikle de, prostat kanserinde rolü pldugu sanilmaktadir. Hastaliktan korunmada ve tedavisinde kullanilmaktadir. Bagisiklik sistemini güçlendirir. Türkiye’de yapilan bir arastirma, selim huylu prostat büyümesine kiyasla prostat kanserine yakalanmis hastalarda çinko seviyesinin daha düsük oldugu gözlenmistir. Çinko, kabuklu deniz ürünlerinde bol miktarda bulunur. Ayrica, balik, ciger ve yumurta da vardir.
Lifler
Lifler, yedigimiz besinlerin sindirilmeyen ve emilmeyen kisimlaridir. Bu nedenle sindirim sisteminden dogruca çikip vücut disina atilir. Bugday veya, diger tahil ürünlerinin dis kabugunda, sebze ve meyvelerin kabuklarinda bulunur. Vücuttaki atiklarin hacmini artirarak diskiyi yumusatir, dolayisiyla vücuttan daha kolay ve çabuk atilmasina yardimci olur. Lifin kabizliga karsi son derece etkili bir dogal tedavi ürünü olmasinin nedeni budur.
Beslenmeye takviye
Beslenmenizin yeterli olmadigini veya, çevresel kirlilige fazlasiyla maruz kaldiginizi düsünüyorsaniz, kanserden korunma veya onunla savasmada yararli oldugu bilinen besinleri yogunlastirilmis bçimde ayrica ek olarak alabilirsiniz. Bunlar diyetinize takviye olarak tablet, kapsül,toz veya sivi haldedirler. Kendisini kanser tehlikesine maruz gören herkezin bunlari bir korunma önlemi olarak almasi mantikli bir davranistir. Asagidaki tablo Ingiltere’deki Bristol Kanser Merkezinin hastaliktan korunmak için tavsiye ettigi miktarlari göstermektedir.
Bu tür takviye besinlerin nasil ve ne kadar alinacagi konusunda bazi doktorlar bilgi sahibi olmakla birlikte, yetersizdirler. Beslenme tip fakültelerinin çogunda hala uzak durulan bir konu oldugu için, bu tür takviyelerden sadece ” idrarin fiyatini artirdigi” iddiasinda bulunan doktorlara karsi ihtiyatli olmalisiniz.
Kanseri önlemede yararli ek besleyiciler:
Betakaroten( A vitamini) 1*6 mg. tablet, günde iki kez
B vitamini kompleks 1*50mg. tablet,günde bir kez
C vitamini (kalsiyum veya magnezyum
askorbatla birlikte) 1*500 mg. tablet günde üç kez
E vitamini 1*133 mg. tablet veya 200 iu,günde bir kez
Selenyum ( istege bagli) 1*200mcg. günde bir kez
Balikyagi ve keten tohumu yagi /veya 400-500 mg günde ” ”
Çuha çiçegi yagi 1500-2000 mg günde ” ”
Not: Aksi yöndeki söylentilere ragmen takviye besinler, üreticilerin talimatina uygun olarak kullanildiginda kesinlikle zarasizdir. Bazilari (yapay retinol seklindeki A vitamini, çinko, selenyum gibi ) ancak çok miktarda alindiginda toksik olabilir; bu da yukarida verilen dozajlarin çok üstündeki miktarlar için geçerlidir. Ama en dogrusu, bunlarin tedavi amaciyla kullaniminda gerçekten bilgi sahibi biriryle konusmak ve onun onayini almaktir.
Psikolojik gerilim
Herseyden önce, ‘’stres” dedigimiz sey,asiri fiziksel ve zihinsel yüke karsi dogal bir canlandirici tepkidir. Belli bir miktari kaçinilmaz olmasinin yani sira, gerekli ve sagliklidir. Bizi canli ve uyanik tutar. Ama fazlasi, Amerikali stres uzmani Dr. Hans Selye’nin isaret ettigi gibi, sarsilmamiza ve yikilmamiza yol açabilir. Hastalik, stresin bir türlü sona ermemesi durumunda ortaya çikar.
Genel olarak hayatin getirdigi gerginlikleri azaltmak için kullanilan bilinen yöntemlerin birçogu günümüzde artik kanser de dahil olmak üzere bütün hastaliklarla savasirken kullanilmaktadir.
Örnegin, egzersiz, asiri strese karsi mükemmel bir panzehirdir. Bu, ille de bir spor salonuna gitmek degil, yüzmek, uzun yürüyüsler y6apmak veya, bisiklete binmek anlamindadir. Egzersiz, saglikli kalabilmenin en gerekli sartlarindan biridir; ne var ki, stresten kurtulmada ne kadar yararli oldugunu bilen insanlarin sayisi çok azdir. Sonuç olarak, stres bir sorunsa, egzersiz e zaman ayiriniz lütfen.Kanseri sadecee önlemeye degil, tedavi etmeye ve iyilestirmye de yardimci olur.
Sayet kansere yakalanmissaniz, en önemlisi hastalikla savasta olimlu bir yaklasim benimsemektir. ’’Mücadele ruhu’’ konusunda yapilan arastirmalarin çogu bunun hastalarin yasam kalitesini ve yasama sansini artirdigini göstermektedir.
Yasam tarzi ve çevre
Çevremizde olup bitenleri tam anlamiyla kontrolümüz altinda tutabilmek mümkün degilse de, önlem alabilecegimiz birçok sey vardir.
Genel bilgiler
Örnegin, kendi irademizle yarattigimiz kosullari degistirebiliriz. Hepside kanserin belli basli nedenleri arasinda yer alan ”kaçinibilir kirlilik” örnekleri sunlardir:
* Sigara
* Alkol
* Günes banyosu
* Evde veya, iste tehlikeli kosullarda çalisma
Sigara
Bütün kanser uzmanlari, katran içeren tütün dumani solumanin kanserin, en azindan, en önemli nedeni oldugunda hemfikirdirler. Tütün dumani, sadece akciger degil, girtlak, böbrek, pankreas ve mesane kanserlerine de yol açmaktadir ve bunlarin hepsi hem öldürücü olabilmekte hemde tedavileri çok zordur.
Tütün dumani, sadec sigara veya pipo içinler için degil, bunlari içmedikleri halde dumanini soluyanlar içinde tehlikelidir. ”Pasif içicilik” denilen bu durum, kansere yolaaçabilecegi gibi astim, bronsit gibi gögüs hastaliklarina yakalnama riskinide tasimaktadir. Sigaranin, kanserden daha fazla ölüme yol açan kalp hastaliklarininda önemli nedenidir.
Taninmis Ingiliz kanser uzmanlarindan Sir Richard Doll, hepside sigara içen bir grup doktor üzerinde sigarayi birakmanin etkilerini arastiran bir çalisma yürütmüstür. Hiç isgara içmeden geçen 12 yildan sonra bu kisilerin akciger kanserine yakalanma tehlikesi hiç sigara içmemis olanlar la ayni düzeye gelmistir. Daha önce asiri miktarda sigara içenlerde bile tehlike ciddi oranda azalmistir.
Sonuç olarak, buradaki prensip sigarayi tamamen birakmak, bunu basaramiyorsaniz mümkün oldugunca azaltmak olmalidir.
Alkol
Genellikle birlikte kullanilan sigara ve içki modern dünyanin en yaygin toplumsal aliskanliklarindandir. Büyük keyif verdikleri açik olmakla beraber agiz ve girtlak kanserine de yol açabiliyorlar. Fazla alkol ayni zamanda, önce karacigerde siroz yaptiktan sonra, karaciger ve pankreas kanserine de sebep olabiliyor.
Buradaki prensip de yine asiriya kaçmamak olmali: Aldiginiz alkol miktarini size hala keyif verecek, ama zarar vermeyecek düzeye indirin. Saglikli insanlarin güvenle içebilecegi içki miktari konusunda doktorlarin fikir birligi ettigi kesin bir ölçü yok, ama birçok uzman, erkekler için günde üç veya dört, kadinlar için iki veya üç ölçüsünü geçmemek. Gerektigini düsünüyor. Ölçüden kasdedilen, bir kadeh sarap, bir duble sert içki veya, küçük bir bardak biradir. Ama kanserli insanlar için en iyisi, münkünse , alkolden uzak durmaktir.
Günes banyosu
Genellikle günesin ultraviyole isinlarinin yol açtigi cilt kanserleri, beyaz tenli insanlar arasinda çok yaygindir. Özellikle çilli ve çabuk yanan bir teniniz varsa, nasil, nerede ve ne zaman günese çikabileceginiz konusunda dikkat etmelisiniz.
Birçok insan, özellikle de sicak ülkelere tatile gidenler, günes isinlarinin en güçlü oldugu saatlerin, sabah 11 ile ögleden sonra 3 oldugunu, koruyucu günes yaglari, hatta havanin bulutlu olmasina ragmen ciltleri için zararli olabilecegini ya farketmez, veya unutmus görünürler.
Günes banyosu koruyucu yaglar kullanilarak günesin hafif oldugu saatlerde yapilamlidir. Günesin tepede oldugu saatlerde her zaman, ama herzaman, bir sapka ve uzun kollu giysiler giyerek korunmak gerekir.
Iste ve evde tehlikeli bir ortam
Sürekli endüstriyel tozlar ve diger maddelerle dolu ortamdysaniz, kesinlikle kanser kanser tehlikesiyle karsi karsiyasiniz demektir. Bilgisayar mikrodalga firin gibi araçlardan yayilan elektromanyetik alanlara sürekli maruzsaniz da, bu konu hala tartisilmakla beraber, olasilikla ayni tehlikel sözkonusudur.
genel bilgiler
Tehlikeli tozlardan korunmak için daima yüzünüze maske takin, koruyucu giysiler giyin ve eger varsa güvenlik talimatlarina uyun.
Arabalarin egzoz dumanini solumaktan, bazi ürünlerde hasareye karsi lullanilan spreylerden veya, koyun postlarini temizlerken tabik edilen arsenikten korunmak hiç de kolay olmamasina ragmen bu tür kirlilige karsi kamuoyunun tepkisi giderek artmakta ve denetimlerin ciddilesmesini saglamaktadir. Buna ragmen sürekli tepkinin ve baskinin her yerde sürdürülmesi yararli olacaktir.
Radyasyon Kirliligi
Esas tehlike, bilgisayarlar ve mikrodalga firinlar gibi, düsük frekansli eloktromanyetik radyasyon yayan elektrikli aygitlardan gelmektedir.
- Bilgisayar ekranina mutlaka filtre kpyun. Bilgisayar, televizyon veya herhangi bir göstericili aygitin yan veya arka tarafina iki metreden daha yakin mesafede bulunmayin.
- Yüksek voltajli gerilim hatlarina yakin mesafede oturmayin ve çalismayin( Radyasyon alani yüzlerce metre genisligindedir…).
- Elektrikli aletleri, özelliklede bilgisayarlari, ihtiyaciniz kalmadiginda kapatin.
- Granit kayalar üzerine insa edilmis binalarda radyoaktif Radon gazina karsi zeminlerin ve bina girislerinin kuralina uygun izole edilmis ve zemin altindaki havalandirmanin gerektigi gibi yapildigindan emin olun.
- Gereksiz yere röntgen isinlarina maruz kalmayin. Rontgen çekilirken disçinizin veya doktorunuzun diger bölgeleri koruyucu bir örtü ile korumasini saglayin. Bu arada agizdan bol miktarda iyot alin. Örnegin yosun tabletleri alabilirsiniz, bunlar vücuttaki radyoaktivitenin daha çabuk atilmasina yadrdimci olur.
- Fosforlu kadrani olan saatlerden uzak durun.
Ambalaj kirliligi
Paketleme için kullanilan maddelerin çogunda az miktarda kanserojen vardir. Gida maddelerini sarmak için kullanilan seffaf folyo gibi plastik maddeler, süt, meyve suyu kutulari ve plastik siselerdeki kanserojen maddeler yediklerimize, içtiklerimize geçer. Gida maddelerini sarmak için mumlu kagit veya aliminyum folyo kullanin; Içeceklri cam siselerde satin alin. Gida maddelerini porselen, toprak, cam veya paslanmaz çelik kaplarda muhafaza edin.
Hava Kirliligi
Özellikle disardayken, soludugunuz havanin kirli oldugunu hissediyorsaniz, agzinizi ve burnunuzu bir maskeyle veya ipek bir esarpla örtün. Atesten çikan, özellikle de plastik ve lastik yandiginda çikan dumani solumamaya çalisin. Sigara içilen odalarda, yeterli havalandirma saglanmadan kömür ve odun atesi yakilan yerlerde asla oturmayin.
Binalarda izolasyon malzemesi olarak kullanilan formaldehitli ürünlerden ve preslenmis keresteden kaçinin.
Su Kirliligi
Sehir sebekesinden su kullanilacaksa. Iyi bir flitre gereklidir. Dogal kaynak sularinda bile bir miktar kirlenme oldugu için filitre kullanilmasi önerilir. Musluktan su almadan önce, biriken pisligi atmak için, suyun bir miktar bosa akmasi gereklidir.
Cilt kontrolu
Cildinizde büyüyen lekeler, benler, iyilesmeyen yaralar olup olmadigini düzenli olarak kontrol edin.
Yüzde, eAllerde ve kollardaki bazal hücre karsinomu ve skuamoz epitel karsinomu adi verilen cilt kanserleri, yeter,nce erken teshis edildiginde, klasik cerrahi ve radyoterapi ile iyilesebilir. Vücuttaki habis melanomlar bile vaktinde fark edilirse basariyla tedavi edilebilir. Asagidaki belirtilerden birini gördügünüzde hiç vakit kaybetmeden doktorunuza iletin:
- Kasinan bir ben
- Kursunkalemin arka ucundan daha büyük bir ben
- Büyüyen bir ben
- Dis hatlarinda degisiklikler olan bir ben
- Kanayan, akinti yapan veya kabuk baglayan bir ben
Bagirsak kontrolu
Bagirsak kanserinin disaridan belirtisi hemen hemen hiç yoktur. Bu nedenle yapilacak tek sey, bagirsak haraketlerinizi dikkatle takip etmektir. Herhangi bir degisikligin devam etmesi, bir tümörün ilk isareti olabilir.
Sorun oldugunu gösteren belirgin bir isaret diskinizdaki ‘ kandir.’ Bu tür bir belirtiyi derhal doktorunuza bildirin. Rektumdan kan gelmesinin bir nedeni de son derece agrili bir hastalik olan basurun (hemoroid) sonucu olabilir. Kabizlik çekiyorsaniz disari çikarken zorlanmak buna neden olabilir. Tehikeli degildir ve kolay tedavi edilebilir. Bagirsaklardaki kanamaya polipler ( küçük iyi huylu olusumlar ) de yol açabilir ve bunlar basit bir operasyonla alinabilir. Ama polipler bazan “habis öncesi”, yani, kanserin ilk baslangici da olabilir. O nedenle bir an önce tespit edilip alinmali ve laboratuara gönderilmelidir.
En çok görülen bir diger belirti de, normal bagirsak haraketlerinizdeki degisikliklerdir. Herkesin aliskanliklari baskadir, ancak farkli bir durum söz konusu oldugunda hemen doktora basvurunuz. Özellikle de, önce kabiz, ardindan ishal oluyorsaniz ve bu durum tekrarlaniyorsa doktorunuza mutlaka bildirin.
KLASIK KANSER TEDAVI YÖNTEMLERI
Kanser, kontroldan çikan hücrelerin habis sekilde çogalmasi ve çogalmaya devam etmesidir. Bu nedenle, klasik tip bu hücreleri mümkün oldugu kadar erken safhadayken, baska bir yere siçrayip orada da zarar vermeye baslamadan önce tespit etmeyi ve, ya cerrahi müdahaleyle alarak, yada, diger yöntemlerle, yok ederk, nüksetmesini engellemeyi amaçlar.
Doktorlar kanserin her zaman öldürücü bir hastalik olmadigini bilirler. Bazi türleri, örnegin testis kanseri, tedavi edilebilir. Bu tür kanserin klasik yöntemlerle tedavisinde iyilesme orani çok yüksektir. Yüzde 80′in üzerindedir.
Ama doktorlarin bildigi baska bir sey daha vardir: Bütün kanser türleri, hatta akciger kanseri gibi üstesinden gelinmesi en zor olanlar bile, gelismelerinin ne kadar erken safhasinda teshis edilirse, tedavi sansi da o kadar yüksek olur. Bu nedenle, doktorlarin çogunun yaklasomi, sayet bir kanser gelisiminin ilk safhasinda, henüz baska bir yere siçramamissa, önünün kesilmesi ve hastanin iyilestirilmesi büyük bir olasilikla mümkündür, seklindedir.Hastadn hastaya degismekle birlikte, tip meslegi açisindan kansersiz geçirilen bes yil sihirli bir rakamdir.
Kanserli hastalar tedavi olduklari merkeze daha sonraki bes yil boyunca düzenli aralarla gider ve önce üç ayda bir, sonra alti ayda bir, daha sonra da yilda bir kez kontroldan geçerler. Bes yil geçtikten sonra hala kanser görünmezse, doktorlar hastaligin resmen iyilestigine karar verirler.
Genel bilgiler
Hastalik ne kadar erken tespit edilirse, kanserden kurtulma sansinin o kadar arttigini her doktor bilir. Bu da erken teshis demektir. Ama ne yaziktirki, kanser, kanser, ancak kendine bir yer edinip epey mesafe aldiktan sonra belirtileri ortaya çikan sinsi bir hastaliktir.
Bu nedenle, çogu doktor hastaligin vücuda yerlesme ve baska yerlere siçrama firsari bulamadan, düzenli olarak “tarama” programlari yapilmasini destekler. Kadinlarda en yaygin tarama yöntemleri serviks kanseri için “smear testi” (simir), meme kanseri içinde “mamografi” dir( meme rontgeni ).
Erkeklerde sik görülen prostat ve testis kanserleri için de bazi ülkelerde bu tür testler yapilmaktadir.
Dolayisiyla, vücudundaki herhangibir degisikligi fark etme ve derhal doktora bildirme sorumlulugu da insanlarin kendilerine kalmaktadir. Kanser de erken teshisin önemini bilen iyi bir doktor bu tür kuskulu belirtiler gösteren her her olaya asagidakilerden birini veye, hepsini uygulamak zorundadir.
- Biopsi
- Kantahlilleri
- Rontgen ( baryumlu radyografi )
-Ultrasonografik tarama
- CT (veya Cat ) tarama
- Nükleer görüntüleme
- Endoskopi
Kanser çok zor ve tehlikeli bir hastalik oldugu için klasik tip bu alanda hayli uzmanlasmistir; bu testlerin kesinlikle uzmanlasmis bir klinik veya, bir hastanenin özel bölümünde yapilmasi gerekir. Arastirmayi sürdüren doktor da bir onkolog olacaktir ( geleneksel tip dilinde tümörle ilgili arastirma ve tedavide uzman olan doktordur.).
Biopsi
Biopsi, tahlil için dokudan küçük bir parça alinmasidir.
Kan tehlilleri
Hastadan alinan az miktarda kan, doktorlarin deyisiyle ” sayilir ” ve kandaki diger kimyasal bilesenler arastirilir. Kan sayimi kandaki alyuvar ve akyuvarlar’in sayisini ortaya çikarir. Kan sayiminin sonucu hastaliga ve verilen ilaçlara bagli oldugu için , bu sadece hastaligin varligini tespit açisindan degil, çesitli ilaçlarin etkisini ölçmek açisindan da önemli bir göstergedir. Bu nedenle, kan tahlilleri hem daha önce teshis amaxiyla hem de kemoterapi gibi tedavi sirasinda sik sik yapilir. Kan tahilleri hastanin beslenmesinde eksikler olup olmadigini tespit etmek için beslenme kontrolunda da kullanilir.
Röntgen
Bir insani nesterle kesip bakmadan içinin resmini alma araci olarak yüz yildan bu yana kullanilmaktadir. Esas olarak akciger ve memde kanser teshisnde kullanilir. son zamanlarda meme rontgeni (mamografi ) sirasinda memelerin ezilmesinin varolan bir kanserin yayilmasina neden olabilecegi seklinde endiseler belirmistir.
Dogrudan X isinlariyla röntgen çekilmesinde diger bir gelisme, özellikle bagirsak kanserinde, X isinlariyla birlikte yalitkanlik gösteren baryum kullanilmasidir.
Cat, CT, BT
“CT” ve “Cat”, “BT”, röntgen isinlarinin bilgisayar teknolojisiyle birlestirilmesi sonucu teshiste kullanilan, teknigin, Bilgsayarli Tomografinin kisaltismis adlaridir. Röntgen isinlarinin verdigi sonuç bilgisayar ekranina yansir ve vücudun iç kisimlarindaki organlarin detayli görüntüleri ve kesitleri elde edilir.
Ultrasonografi
Iç organlarin görüntüsünün ekrana yansitildigi bir baska test yöntemidir. X isinlari yerine yüksek frekansta ses dalgalari kullanilir. Esas olarak beyin ve idrar yollari kanserlerinin teshisinde kullanilir. X isinlari gibi zararli degildir.
Nükleer görüntüleme
Kanser teshisinde iki türlü nükleer görüntüleme testi kullanilir:
- Manyetik rezonans görüntüleme( MRI ), dünyanin manyetik alanindan 50 000 kat daha güçlü bir manyetik ala na yerlestirilen vücuda, radyo dalgalarinin verildigi bir tekniktir. Verilern sinyaller bir bilgisayar tarafindan görüntüye dönüstürülür. Yavas ve pahali bir yöntemdir, ve yan etkileride henüz bilinmemektedir.
- Izotop taramasi hastaya iyot gibi hafif radyoaktif bir maddenin çok az miktarda enjeksiyonla ( yada trioidde oldugu gibi agizdan ) verilmesi ve arastirilan dokularin taranmasi teknigidir. Bu yöntem özellikle kemik ve karaciger kanserinin kesin olarak yerinin tespitinde kullanilir.
Endeskopi
En son fiber-optik teknolojisi ve endoskop denilen aletin kullanildigi bir tekniktir. Endoskop, sikistirilmiss cam elyafindan yapilmis, içinden geçen isigin aletin ucuna kadar iletildigi, uzun, ince, esnek bir tüptür. Vücuda sokuldugunda, cerrah inceledigi organin içini bir merceek yardimiyla görebilir. Tüpün içindeki bir baska boru da, cerraha bölgeyi daha iyi görebilmesi için yikama ve laboratuarda incelemek üzere küçük bir doku parçasi ( smear ) alma imkani saglar.
Ayni alet vücudun farkli bölgelerini incelemekte kullanilir ama adi degisir; Bronkoskop akcigerlerde, gastroskop midede, kolonoskop bagirsaklarda kullanilir.
Kanser tedavisi
Habis bir olusum tespit edildiginde doktorlarin çogu hemen tedaviye baslamak ister. Habis olusumun ilerleme ve ciddiyetine göre, tedavi, teshis konulduktan sonra birkaç saat içinde baslayabilir.
Klasik tip, kanser tedavisinde su üç ana silaha basvurur
- Cerrahi müdahale
- Radyoterapi
- Kemoterapi
Modern , klasik yada “bilimsel” tibbin ortaya çikisina kadar, ameliyat tek geçerli tedavi yöntemiydi. Ama bu yüzyilda ameliyeta önce radyoterapi ve 1950′lerden itibaren de kemoterapi eklendi. Tedavi edilecek tümörün tipine ve hastaligin safhasina göre ya yukarida verdigimiz silahlardan biri tek basina yada her üçü birlikte kullaniliyor
Ameliyat
Cerrahin temel görevi, belli bir bölgedeki tümörü hastanin hayatini tehlikeye atmayacak sekilde çikarip almak, kanserin o bölgedeki bezlere atlayip atlamadigina bakmak ve eger böyle bir durum varsa, daha fazla yayilmasini önlemek için, onlarid da almaktir.
Ama cerrahlar sadece nester kullanmakla kalmazlar. Görevlerinin bir parçasi da, kuskulanailan kanseri tespit ve teshis etmektir. Önce el ve göz yardimiyla, bakarak ve hissederek herhangibir olagandisi belirti rar, olusum içerlerdyse bir endoskopla bakar, belkide incelenmek üzere, hasta dokudan küçük bir parça alirlar (Biopsi )
Eskiden cerrahlar sadece tümörü degil, çevresindeki dokularida ameliyatla çikarirlardi. Örnegin, meme kanserinde hem memenin tamami hemde koltuk altindaki bezler alinirdi. Ama bu tür ameliyatlarin kadinda sebep oldugu ciddi psikolojik sorunlar bir yana, her zaman yasam süresini azaltmadigi, hatta bazan tersine kisalttigi da ortaya çikinca ciddi biçimde elestirilmeye baslandi.
Günümüzde artik bir cerrah kadin vücudunun seklini bozmaktan kaçinarak kesinlikle gerektigi kadar dokuyu almakla yetiniyorlar. Yumru çikarilip alindiktan sonra meme bazen mümkün oldugu kadar normal bir görünüme kavusturuluyor.
Kanser bacaktaki kemiklerden birindeyse, iyi bir cerrah eskiden oldugu gibi bacagi olusumun yer aldigi bölgenin üzerinden kesip hastayi sakat birakmak yerine kanserli kemikgi çikarip yerine yapay bir kemik ( protez ) koymaktadir.
Cerrahi müdahalede gelisen teknikler
Yarayi mümkün oldugu kadar küçültebilmek ve vücudu mümkün oldugu kadar normal haline kavusturabilmek için kanser uzmani cerrahlar en ileri teknikleri giderek daha fazla kullanmaya basladilar. Bunlar kisaca örneklenirse;
- Lazer cerrahisinde, lazer isinlari kesme islemi olmaksizin dokularin arasindan geçiyor
- “Igne deligi” cerrahisinde sadece çok küçük bir nokta halinde kesme yapiliyor
- Mikrocerrahide en ince ve hassas operasyonlar bir mikroskop ve küçük aletlerle yapiliyor
Kanser uzmani cerrahlar, tipki diger cerrahlar gibi, gelecekte robot kullanmakta ustalasacaklarini ve ameliyatlari uzaktan kumandayla yapabileceklerini düsünüyorlar. Bilgisayarli görüntüleme teknigi yardimiyla tümörlerin yerini, büyüklügünü ve ne kadr yayildigini tam olarak tespit edebileceklerini umuyorlar
Kanser teshis eden köpekler
Son olarak, kanseri teshis edebilmek için günümüzde kullanilagelen metodlara alternatif olabilecek yeni bir arastirmadan bahsetmek ilginç olacaktir sanirim.
Schnauzer türü köpek, derideki ben kanserlerini (melanoma) tani yapilmadan önce, koklayarak teshis edebilmektedir.
Bazi hastalarda melanoma kolay gözükmeyecek bir yerde olabilir. Melanomalarin %20’si bu nedenle teshis edilememektedir. Florida’li eski polis köpekleri terbiyecisi Duane Pickel, bir kanser uzmaninin da yardimiyla, bu köpegi hemen hemen hiç yanilmadan melanoma tanir hale getirmistir. Tip kitaplarina “Köpekle Tani” diye bir bölüm eklenecek mi dersiniz?
Kanser neden öldürür?
Kanser hastalarinin çogu, kalp hastaligi veya baska enfeksiyonlar gibi kanserle ilgisi olmayan nedenlerden dolayi ölür. Tümörün bulundugu bölge ve tümörün yayildigi bölgenin büyüklügü ölümü direkt veya indirekt olarak etkileyen nedenlerdir. Ölümün temel nedeni, beyin, akciger, karaciger gibi hayati önemi büyük olan organlarda tümör olusmasi veya tümörün bu organlara yayilmasidir.
Sirkeyle kanser testi
Güney Afrika’da yapilan bir arastirmada, rahim boynuna sirke sürülmesiyle kanserli hücrelerin ortaya çikabildigi saptandi.
Su ve yüzde 5 oraninda asetik asitten olusan sirkenin rahim boynuna sürülmesiyle kansere dönüsmeye meyilli dokunun beyaza dönüstügü bildirildi. Arastirmada yer alan Cape Town’daki Groote Schuur hastanesinden Dr. Lynn Denny, arastirma sonucunun umut verici oldugunu belirterek, “Bu yöntemi hemen hemen smear testi yerine kullaniyoruz” dedi. Dr. Denny, bu yöntemle degisime ugramis dokuyu dogrudan görebilmenin, smir testi kadar iyi, hatta bazen ondan daha da yararli oldugunu söyledi. Azgelismis ülkelerin çogunda rahim boynu kanseri için ulusal izleme programi yürütülemedigine dikkati çeken bilim adamlari, bu yöntemin ucuz bir alternatif olusturdugunu belirtiyorlar. Dr. Denny, bu yöntem için fazladan altyapi gerekmedigini ve en basit araçlar kullanilarak yönetimin uygulandigini söyledi. Danny, yöntemin tek dezavantajinin, bazen kadin kanser olmadigi halde kansermis gibi göstermesi oldugunu belirterek, ancak bunun smear testlerinde de olabildigine dikkat çekti. Kanser için en büyük adim
Bagisiklik sistemindeki T hücrelerini yenileyen bilim adamlari, en tehlikeli kanser türlerinden biri olan melanoma tümörünü küçültmeyi basardi
ABD Ulusal Kanser Enstitüsü bilim adamlari, bagisiklik sistemindeki T hücrelerini yenileyen yeni bir yöntemle melanoma (en tehlikeli cilt kanseri türü) tümörünü küçülttü. Ciddi melanoma hastalarinda basari elde eden arastirmacilar, yeni tedavi yönteminin, diger kanser türleriyle enfeksiyon hastaliklarinda ve AIDS’te etkili olabilecegini belirtti.
Bagisiklik yenilendi
Yeni tedavi yönteminde, hastadan alinan T hücrelerini (hastaliklarla savasan hücreler) laboratuvar ortaminda çogaltan arastirmacilar, çogalttiklari T hücrelerini tekrar hastaya transfer ederek bagisiklik sisteminin güçlenmesini sagladi. Standart tedaviye duyarlilik göstermeyen agir melanoma hastalarinda, yeni yöntemin etkili bulundugu ve bunun bagisiklik sistemini yenileme amacini güttügü belirtildi.
Vücudun bagisiklik sisteminin belli oranda T hücrelerini salgiladigina deginen uzmanlar, bazen bu T hücrelerinin agir hastaliga karsi etkili olamadigini, T hücrelerinin çogaltildiktan sonra tekrar hastaya verilmesiyle bagisiklik sisteminin hastaliga karsi savasmasinin saglanabildigini bildirdi. T hücrelerinin sayisinin çogaltilmasiyla aktif T hücreleri oraninin da artirilabildigi kaydedildi. Ulusal Kanser Enstitüsü uzmanlarindan Steven Rosenberg, grip olan bir insanda T hücrelerinin yüzde 3′ünün aktif olarak savasabildigini, yeni tedavi sisteminde ise bir hastada T hücrelerinin yüzde 90′inin aktif duruma getirilebildigini belirtti.
Tümörler yok oldu
Çogaltilan T hücrelerini hastaya transfer etmeden önce vücudun yeni hücreleri reddetmesini önlemek için hastalara kemoterapi uygulandi. Arastirma sonunda 13 hastanin 4′ünde birçok tümörün küçüldügünü gözleyen uzmanlar, 6 ayri denekte ise bazi tümörlerin gelismesinin durdugunu saptadi.
Tüm hastalarda yeni tedavi yönteminin 2 ile 21 ay içinde etkili oldugu belirlendi. Deneklerin birinde melanoma tümörlerinin yüzde 95′inin geriledigi, diger bir hastada ise tümörlerin yüzde 99′unun 7 ay içinde yok
oldugu gözlendi.
Benzer Makaleler
Yorum yapılmamış
Yorumlar için rss adresi
geri izleme bağlantısı
http://www.bilecikfl.org/kutuphane/index.php/kanser/trackback/