Anasayfa | Biyografiler | Dosyalar | Haberler | Kategoriler | Arşiv | Rss
 

Hakkında
Elektroik Kütüphaneler bilgiyi elektronik ortama taşıyıp öğrencilere ya da bilgiye ihtiyaç duyanlara ulaştırmak için ... [»]

» Haberler | ABD'den İnsan Çipi ne Onay [»] , Diğer Haberlere Ulaşmak İçin Tıklayınız.

»  Dolomit

 admin , 05 Nisan 2007 tarihinde
 Makaleyi Yazdır    |  Makaleyi Email İle Gönder

DOLOMIT

Dolomit, kireçtaşında (CaCO3) Ca ile beraber Mg’un yerelması ile oluşan bir mineraldir.
Özgül ağırlığı Mg oranına bağlı olarak 2,71 ile 2,87 Ton/m3, sertlik ise 3,5-4 arasındadır.
Dolomitin; ham dolomit, kalsine dolomit ve yanmış dolomit olarak kullanım şekilleri vardır.
Dolomit, basta demir-çelik sanayi olmak üzere cam, seramik, boya, gübre, tuğla, çimento ve inşaat sanayilerinde, tarımda toprak ıslahı gibi çok geniş bir alanda kullanılmaktadır.
Dünya’da ve Türkiye’de oldukça geniş bir yayılıma sahip olup rezerv problemi olmayan bir mineraldir.
120 milyon ton civarında olan dünya üretiminin yarıya yakını ABD’de gerçekleştirilmektedir. ABD’nin dışında İngiltere, Avusturya, Belçika, Japonya, Polonya, İspanya, Kanada, Brezilya, Almanya ve Avustralya yılda 1 milyon tonun üzerinde dolomit üreten ülkelerdir.
Dünya’da 3 milyon tonun üzerindeki ihracatın 2 milyon tonunu Belçika ve Kanada yapmaktadır. 2 milyon ton civarındaki ithalatın ise 1,3 milyon tonu Japonya tarafından yapılmaktadır.
Dünya’da dolomit büyük miktarlarda ve çok değişik sektörlerde kullanılmasına rağmen Türkiye’de üretimin çok önemli bölümü sadece demir-çelik ve cam sanayinde kullanılmaktadır.
6. Beş yıllık plan döneminde Türkiye’de ortalama yıllık 550 bin ton dolomit tüketilmiştir. Ayni dönem de üretim ise söz konusu tüketimi karşılayacak miktarlarda olmuştur.
7. Beş yıllık plan döneminde ise toplam ortalama yıllık tüketim 600.000 ton civarında olacaktır. Türkiye’nin bu dönemde dolomit ihracatı ve ithalat yapacağı beklenmemektedir. (3)
Tanım ve Sınıflandırma
Bileşimi CaMg (CO3)2 olan ve bir çift karbon bileşiği olan dolomitin kalsitten ayrı özellikte bir mineral olduğu ilk defa Fransız Jeolog Dolomiev Syluoin tarafından belirlenmiştir (1750-1801).
Dolomit, kireçtaşlarından CaO’un yerini kısmen veya tamamen MgO’un alması ile oluşur. Bu yüzden bileşimi açısından kireçtaşları ile ilişkili olup yanalda ve düşeyde daima kireçtaşları ile geçişlidir. Bünyedeki kalsit ve dolomit oranlarına göre bazı araştırmacılar tarafından aşağıdaki gibi sınıflandırılmaktadır.
% 10 dan az kalsit, % 90 dan fazla dolomit Dolomit
% 50-10 kalsit, % 50-90 dolomit Kalkerli Dolomit
% 90-50 kalsit, % 10-50 dolomit Dolomitik Kireçtaşı
% 95-90 kalsit, % 5-10 dolomit Mg. lu Kireçtaşı
% 95 den fazla kalsit, % 5 den az dolomit Kireçtaşı
Görüldüğü gibi kireçtaşı ve dolomit olarak kayaç türü ayırımı yapılmasında ve geçiş kayalarının tespitinde kayacın içerdiği kalsit ve dolomit minerallerinin miktarı asil rolü üstlenmektedir.
Dolomitin özgül ağırlığı, MgO oranına bağlı olarak 2.71 ile 2.87; sertliği ise Mohr skalasina göre 3,5-4 arasındadır. Ticari saflıktaki dolomitin ergime noktası 1924-2495oC arasında değişmektedir. İhtiva ettiği organik malzeme miktarı arttıkça koyulaşmakla beraber genellikle pembe, kirli beyaz, beyaz-gri, siyah ve kahve renklidir. Romboedrik sistemde kristallenen dolomit % 30.4 CaO, % 21.8 MgO ve % 47.8 CO2 içerir. Empurite olarak silikat, feldspat ve opak mineraller içerebilir.Ticari anlamda dolomitin türleri için çeşitli sıcaklık derecelerinde işlemler yapılır. Kalsinasyon işlemi uygulanmamış dolomite “Ham dolomit”, 1100oC te ısıl isleme tabi tutulmuş dolomite “Kalsine dolomit” 1850-1950oC arasında ısıl isleme tabi tutulması ile elde edilen ürüne de “Sinter dolomit” ismi verilmektedir.Dolomitin 1650oC civarında demir oksitle birlikte yakılması ile elde edilen ürün ise Dead-burned dolomit olarak isimlendirilmektedir.

DÜNYADA MEVCUT DURUM
Rezervler
Sedimanter kayaçlar yeryüzünün yaklaşık % 75′ini kaplamaktadır. Böylesine geniş bir yayılım gösteren Sedimanter kayaç grubunun ne kadarını karbonat kayaçların oluşturduğu bilinmemektedir. Bunun yanında karbonat kayaçların oluşumunun Prekambrien’den başlayıp günümüze kadar devam ettiği düşünülecek olursa bu tip kayaçların, dolayısıyla dolomit mevcudiyetinin çok büyük boyutlarda olduğu ortaya çıkmaktadır. Nitekim dünyada pek çok ülkede dolomit rezervi bulunduğunun bilinmesine rağmen rakamsal bir değere ulaşılamamıştır. (3)

Tüketim
Tüketim alanları
Fiziksel ve kimyasal yapısına bağlı olarak dolomitin 30′dan fazla kullanım alanı vardır. Fiziksel nitelikleri itibariyle dolomit özellikle yol inşaatlarında (karayolu, demiryolu) ve beton yapımında kullanılmaktadır. Kimyasal niteliklerinden istifade söz konusu olduğunda ise çok daha geniş bir kullanım alanı ortaya çıkmaktadır. İçerdiği MgO’den dolayı dolomit ziraatta (gübre yapımında, toprak ıslahında), tuğla, çimento, Dolomitik sönmemiş kireç, cam, soda sanayinde kullanılmaktadır. Basta boya olmak üzere kimya sanayicinde de dolgu maddesi olarak önemli bir hammaddedir.
Ayrıca filtrasyon işlemleri alkali ve ferrosilicon imali ve gene kimya sanayicinde beyazlatıcı olarak önemli bir kullanım alanı vardır.
Fakat asil önemli tüketim alanı Demir-Çelik sanayimdir. Bu sektörde asil olarak refrakter malzeme imalinde ve cüruf yapıcı flux olarak kullanılmaktadır.
Son zamanlarda refrakter alarak yüksek fırınların astarlanmasında ateşe dayanıklı tuğla yapım sırasında manyezitin yerini dolomit almış bulunmaktadır. Yurtiçinde ise refrakter malzeme olarak dolomit ilk olarak 1954 yılında T.D.Ç. İsletmelerinde kullanılmıştır. Günümüzde ise bu maksatla bazik usulle çalışan bütün dökümhanelerde kullanılmaktadır.
Demir-Çelik sanayicinde flux olarak kullanıldığında cüruf yapıcı özelliğinin yanında basta kükürt olmak üzere istenmeyen empüritelerin cürufa geçmesini temin etmesi ile çok önemli bir hammadde özelliğindedir. (3)
Tüketim miktar ve değerleri
Dolomitin dünyadaki yıllık üretimi 100 milyon tonun üzerindedir. Üretimin talebe göre ayarlandığı göz önüne alınacak olursa tüketiminde bu miktar civarında olmasını kabul etmek gerekmektedir.
Dolomitin dünya genelindeki üretim değeri miktara bağlı olarak ülkeden ülkeye değişmektedir. (3)
Üretim
Üretim yöntemi ve teknoloji
Dolomit üretimi genelde basamaklı açık isletme yöntemi ile yapılmaktadır. Bu yöntemde; hazırlanan isletme projelerine uygun olarak basamaklar oluşturulmaktadır. Gerek basamakların oluşturulmasında gerek üretim esnasında patlayıcı, dozer, loder, kamyon gibi herhangi bir açık isletmede kullanılan ekipman kullanılmaktadır. açık isletmelerde üretilen dolomit blokları kullanım amacına göre isletme civarında tesis edilen bir kırma eleme ve yıkama tesisinde ebatlandırılmaktadır
Dolomit üretiminde her ne kadar açık isletme yöntemi yaygın ise de İsveç’te “Ernstrom” ve Finlandiya’daki “Lohja Corp” şirketleri kapalı isletme yöntemi ile dolomit üretmektedirler. (3)

Üretim miktar ve değerleri
1986 yılı verilerine göre dolomitin dünyadaki üretimi 100 milyon tonun üzerinde olmaktadır. Dünyadaki belli baslı üreticiler ve üretim miktarları aşağıdaki tabloda görülmektedir.

ÜLKE ÜRETIM (* 1000 TON)
JAPONYA
BELÇIKA-LÜKSEMBURG
HINDISTAN
MACARISTAN
AVUSTRALYA
ARJANTIN
MISIR
ISPANYA
M. ÇIN
INGILTERE
F. ALMANYA
ÇEKOSLAVAKYA
FRANSA
ITALYA
DANIMARKA
FINLANDIYA
ISVEÇ
NORVEÇ
ISPANYA
ABD
KANADA
MEKSIKA 6.361
3.300
1.887
1.200
750
324
500
1.145
489
15.800
5.000
3.000
1.500
1.000
25
1.290
550
480
2.005
48.000
538
454

TÜRKIYE’DE DURUM
Ürünün Türkiye’de Bulunuş şekilleri
Dolomit Türkiye’de Kambriyen’den Tersiyer’e kadar oldukça uzun bir yaş aracılığında bulunur. Coğrafik olarak ta oldukça yaygındır. Hemen hemen her yörede az veya çok miktarda dolomit zuhuruna rastlamak mümkündür. Dolomit, kireçtaşlarında Ca’un yerini kısmen Mg’un alması ile oluşur. Bu yüzden bu iki kayaç grubu daima bir arada bulundukları gibi birinden diğerine de kolaylıkla geçiş gösterirler. İyi bir dolomitte MgO miktarı % 20 civarında olmaktadır. Türkiye’de bulunan dolomitler sanayide kullanılabilir nitelikte olup genellikle demir içerikleri düşüktür. (3)
Rezervler
Ülkemizde dolomit coğrafik olarak oldukça geniş bir yayılım göstermektedir. Buna rağmen dolomit etütleri devam ettirildiği sürece ortaya daha çok sayıda dolomit yataklarının çıkacağıda açıktır. En azından mevcut yataklar ülke ihtiyacını uzun yıllar rahatlıkla karşılayabilecek durumdadır. Günümüzde üretim yapılan veya yapılmayan değişik büyüklükte bir çok dolomit yatağı mevcuttur.

Tüketim
Tüketim alanları
Dolomit Türkiye’de bol miktarda bulunan, isletme güçlükleri olmayan ve açık isletme yöntemi ile kolaylıkla üretilebilen bir mineraldir. Üretim ve kullanıma hazırlama maliyeti diğer metal ve metal dışı minerallere göre daha ucuzdur. Ülkemizde en yaygın olarak mıcır seklinde yol inşaatlarında kullanılmaktadır. Bunun yanında ikinci sırada yer alan kullanım alanı da Demir-Çelik sanayimdir. Daha sonra sise-cam ve azot sanayilerinde önemli miktarlarda tüketilmektedir. Ayrıca az miktarlarda olmak üzere soda sanayicinde krom bileşikleri elde etmede ve seramik sanayicinde kullanılmaktadır. (3)
Tüketim miktar ve değerleri
Türkiye’de üretilen dolomitin çok büyük bir bölümü Demir Çelik ve Cam sanayicinde tüketilmektedir.
Dolomitin çok büyük bir bölümünü tüketen kuruluslarin 1988-1993 yılları arasında ortalama yıllık tüketimi 550 bin ton civarındadır.
Üretim
Üretim yöntemi ve teknoloji
Türkiye’de tüketiciler dolomiti ruhsatlarındaki ocaklardan kendileri üretmekte veya üretimi müteahhite yaptırmak suretiyle temin etmektedirler. Bir diğer tedarik yöntemi ise doğrudan müteahhitten satın almaktadır. açık isletme yöntemi ile isletilen ocaklarda dekupaj ya hiç yok yada çok az miktardadır.
Dolomit ocağında üretim genellikle patlatma ile başlamakta, sonra iri bloklar daha küçük parçalara ayrılmakta, son aşamada ise kırma eleme tesislerinden geçirilmek suretiyle üretim tamamlanmaktadır. Bu işlemler sırasında loder, kamyon, traktör gibi basit makineler ve insan gücü, patlayıcı olarak da amonyum nitrat, dinamit ve elektrikli kapsül kullanılmaktadır. (3)
Ürün standartları
Dolomitte kullanılacağı yere göre bazı fiziksel ve kimyasal özellikler aranmaktadır.
İskenderun Demir ve Çelik tesislerinde sinter ve yüksek fırınlarda kullanılan dolomitte:
MgO : % 20.08
CaO : % 29.54
Al2O3+SiO2 : % 2.82
S (Max) : % 0.92 olmalı, ayrıca ateş zayiatı % 46,38 ve nem oranı % 3′ü asmamalıdır.
Bununla beraber;
Sinterde kullanılacak olan dolomitin : 0-80 mm.
Yüksek fırında kullanılacak olan dolomitin : 5-35 mm.
Çelikhanede kullanılacak olan dolomitin : 25-60 mm.
ebadında olması gerekmektedir.
Ereğli Demir ve Çelik Fabrikalarında kullanılan dolomitte aranan kimyasal özellikler.
MgO : % 18.50 (Min)
CaO : % 33.00 (Max)
SiO2+Al2O3 : % 2.50 (Max)
tane boyu 10-100 mm ler arasında olması istenmektedir.
Sise Cam sanayicinde kullanılan dolomitte ise istenen özellikler;
MgO : % 19
CaO : % 34
Bunun yanında tane boyu +3.18 mm olan fraksiyon maksimum % 1 ve tane boyu +125 mikron olan fraksiyonunda minimum % 5 olması gerekmektedir

Isı ve ses izolasyonunda kullanılan cam pamuğu imali için gerekli dolomitte;
Min (%) Max (%)
MgO 10 13
CaO 16 21
Al2O3 8 12
Fe2O3 2 3
SiO2 24 32
ateş zayiatı 26 29 olmalıdır.
Görüldüğü gibi çeşitli sanayi dallarında kullanılan dolomitlerde amaca göre birbirinden farklı fiziksel ve kimyasal özellikler istenmektedir. Ayrıca üreticiler piyasanın ihtiyacına göre kalsine dolomit, sinterlenmiş dolomit ve ölü dolomit gibi değişik tiplerde kısmen islenmiş dolomit de vermektedirler. (3)
Sektörde üretim yapan önemli kuruluşlar
Türkiye’de sektörde üretim yapan önemli kuruluslarin basinda Türkiye Sise ve Cam Fabrikaları, Türkiye Demir ve Çelik İsletmeleri, Türkiye Azot Sanayii (TÜGSAS), Anadolu Cam Sanayii (Kromsan A.S.) gibi kuruluşlar gelmektedir. Ayrıca dolomit üreten özel sektör kuruluşları arasında da Arslantas ve Ereğli Madencilik Sanayii A.S. sayılabilir. (3)
Mevcut kapasite ve kullanım oranları
Dolomit üreten firmaların kapasiteleri ve kullanım oranları karşılaştırıldığında gerek kapasiteleri gerek kullanım oranları açısından birbirlerinden büyük farklılık gösterdikleri ortaya çıkmaktadır. Şöyle ki; yıllık kapasite 30000 ile 300000 ton arasında değişebilirken kapasite kullanım oranları % 20 ile % 100 arasında olabilmektedir

Ancak üreticilerin büyük bir bölümü üretimi talebe göre ayarladıkları için buradaki kapasitelerin gerçek kapasite olmaması gerektiği, gerçek kapasitenin burada verilen rakamların üzerinde olduğunu düşünmek daha doğru olacaktır. (3)
Üretim miktarı
Üretimler ya ruhsat sahibi tüketiciler tarafından, ya tüketicilerin müteahhitleri tarafından, yada doğrudan ruhsat sahibi madenci firmalar tarafından gerçekleştirilmektedir.

Birim üretim girdileri
Dolomit üretiminde diğer taşocaklarında kullanılan yöntemlerle ayni şekilde olmaktadır. Öncelikle varsa üzerindeki örtü tabakası kaldırılmakta ve daha sonra açılan deliklere patlayıcı madde doldurulmak suretiyle patlatma yapılmaktadır. Patlatma sonucunda varsa büyük bloklar yeniden çeşitli yöntemlerle parçalanarak kırıcıya gönderilmektedir.
Bu işlemlerin sürdürülmesi sırasında isçilik, yakıt, patlayıcı madde, enerji, makine-ekipman, sigorta, vergi, harç, kira ve benzeri giderler birim üretim girdilerini oluşturmaktadır.
Üretici firmaların birim üretim girdi değerleri temin edilememiştir. (3)
Maliyetler
Dolomit ocaklarının büyük bir bölümü müteahhit vasıtasıyla isletilmektedir. Bu yüzden sağlıklı bir bilgi temin etmek mümkün olmamıştır.
Ancak, genel olarak dolomit toplam üretim maliyetinin 1993 yılı için kırma-eleme dahil olmak üzere 28000 TL/Ton civarında olduğu tespit edilebilmiştir. Bunun yanında tüketicinin stok sahasındaki maliyeti tespit edilmiştir. Bu da doğal olarak ocaktan ocağa ve tüketiciden tüketiciye değişiklikler göstermektedir. (3)

Dış Ticaret
Türkiye’nin dolomit ithalat ve ihracatı yok denecek seviyededir. Ancak 1989′da 2.662 ton, 1990′da ise 1989 ton dolomit ihraç edilmiştir.
İstihdam
Türkiye’de dolomit isletmelerinin üretimi düşük miktarlardadır. Genellikle müteahhit marifetiyle isletilen ocaklardaki çalışan sayısı ocaktan ocağa değişmektedir. Ancak ülke genelinde yaklaşık 3000 ton dolomit üretimine karşılık 1 kişi istihdam edilebilmektedir. (3)
Çevre Sorunları
Her maden isletmesinde olduğu gibi dolomit isletmelerinde de dekupaj malzemesi, posa ve benzeri artıklar ocak civarına dökülmektedir. Ayrıca gürültü ve toz çevreyi olumsuz yönde etkileyen diğer faktörlerdir. İşletmenin başlaması ile birlikte ocak ve civarı doğal görünümünden uzaklaşmaktadır. (3)
Dünyadaki Durum ve diğer Ülkelerle Kıyaslama
Dolomit üretimi, kullanım alanı ve tüketimi açısından Türkiye ile dünya ülkeleri kıyaslandığında ülkemizde bu mineralden tam anlamı ile yararlanılamadığı sonucu ortaya çıkmaktadır. Şöyle ki; ABD’de ve diğer sanayileşmiş ülkelerde dolomit büyük miktarlarda ve çok çeşitli sektörlerde kullanıldığı görülmektedir. Buna karşılık ülkemizde dolomit asil olarak demir-çelik ve cam sanayicinde kullanıldığı, bunun dışında kağıt, boya, seramik ve benzeri gibi çok geniş bir alanda kullanım imkanı mevcut olmasına rağmen buralarda çok az miktarlarda kullanıldığı görülmektedir. (3)
Talep projeksiyonu
Türkiye’de üretilen dolomitin çok büyük bir bölümünü tüketen asil dolomit tüketicilerinin 1989-1993 yılları arasında yıllık toplam ortalama tüketimleri 550000 ton civarında olmuştur. Ayni tüketicilerin 1994-1998 yılları için talep projeksiyonları göz önüne alındığında ise yıllık toplam ortalama dolomit talebi 600000 ton civarında olacaktır (3)
Üretim projeksiyonu
Türkiye’de dolomit ocaklarının büyük bölümüne tüketici kuruluşlar sahiptir. Bu yüzden kendi tüketim projeksiyonlarına göre üretimi kontrol etme imkanları vardır. Bunun dışında kalan küçük miktarlarda üretim yapan ocaklarda üretimlerini yıllardır satış yaptıkları kuruluşlara verdiklerinden (Erdemir’e dolomit veren küçük üreticiler gibi) bunların üretimleri de tüketici tarafından kontrol edilmiş olmaktadır. Bu yüzden 1994-1999 yılları arasındaki üretim projeksiyonu, ayni dönem için tüketim projeksiyonu paralelinde olacak ve doğrudan tüketicilerce kontrol edilecektir. Muhtemel yıllık ortalama dolomit üretimi 600000 ton civarında olacaktır (3)
Teknolojik alanda beklenen gelişmeler
Üretim yöntemleri teknolojisindeki gelişmeler maden isletmeciliğini etkileyeceği gibi dolomit isletmeciliğine de katkı saglayacaktır.
Ancak asil önemli gelişme dolomit kullanımını arttıracak teknolojik gelişmelerin gerçekleşmesi ile olacaktır.
MgO ihtiva eden mineraller içinde dolomitin tercih edileceği yöntemlerin ortaya çıkması dolomit madenciliğini olumlu yönden etkileyecektir. Fakat dünyada demir çelik sanayicinde dolomit yerine daha yüksek oranda MgO ihtiva eden olivinin kullanılması gündeme gelmiş hatta bazı demir çelik üreticileri tarafından kullanılmaya başlanmıştır. Bu yöndeki teknolojik gelişme dolomit madenciliğini olumsuz yönde etkileyecektir. (3)

Benzer Makaleler

Yorum yapılmamış