BAKİR TOPTAK - özet
Mayıs 6th, 2007 • kitap-özeti
->
ESERİN ADI : BAKİR TOPTAK
ESERİN YAZARI : İVAN TURGENİEV
ESER ÜZERİNE
Turgenev’in gerçekçi bir eseri. Kölelerin serbest bırakılmasından sonra Rusya’da liberalizm başlangıcını anlatır. Aristokratlarla sosyalistlerin çarpışması gerçekçi bir üslûpla anlatılmış. Eser ilk defa 1872’de yayınlanmıştır.
KONUSU (ÖZETİ)
Bayan Maşurin ve Otrodumof adında iki sosyalist Petersburg’un fakir mahallerinden birinde, Nezdanof’un odasında bekliyorlardı. Partinin liderlerinden biri mektup göndererek toplantının lüzumlu olduğunu anlatmıştı. Çünkü yeni bir ihtilal hazırlığı başlamak üzereydi. Onlar beklerlerken Paklin adındaki bir başka üye de yanlarına geldi. Öğrenci Nezdanof’la konuşacağı bazı meseleler vardı.
Nezdanof gecikmişti. Gelir gelmez hemen tasarıyı tartışmaya başladılar. Moskova’ya gidebilmeleri için hepsinin paraya ihtiyacı vardı, ama hepsi de pek fakirdi. Nezdanof zengin bir adamın gayrı meşru oğlu olduğu için ara sıra babasından para koparabiliyordu. Ertesi güne kadar arkadaşlarına gereken parayı bulacağını bildirdi.
İhtilâlciler asil ve şık sipyagin’in gelmesiyle işlerine ara vermek zorunda kaldılar. Tiyatroda Nezdanof’un yanında oturan adam ona ayda yüz ruble karşılığında oğluna öğretmenlik etmesi teklifinde bulundu. Sipyagin, bir maaşı da peşin verecek kadar cömert davranmıştı. Genç adam sosyalist yoldaşlarının da tasvibiyle bu işi kabul etti. Sipagin’in köşküne yerleşti.
Sipyagin’in evi pek ilgi çekiciydi. Nezdanof utangaçlığını yendikten sonra öğrencisi Koya’yla dost oldu. Bir müddet boş bir hayat sürmek onu memnun etti. İşi pek az ve hafifti. Sipyaki’nin beş parasız yeğeni Marianna Nezdanof’a gizliden gizliye tutuluştu. Genç adam kızın aşkını körüklemek için hiçbir harekette bulunmuyordu ama kız bir türlü onu unutamıyordu.
Valentina, Sipyagin’in karısı güzel ama kalpsiz bir kadındı. Namusluluk taslıyordu ama erkeklerin kendisine ilgi göstermelerini, kur yapmalarını da istemiyor değildi. Bir akşam genç öğretmeni yatak odasına çağırdı. Maksat oğlundan konuşmaktı, ama aslında genç adamı elde etmek istiyordu. Nezganof hanımının güzelliği karşısında ilgisiz kalınca onun Marianna’yı sevdiği ortaya çıktı. Hanım, genç kızı çok kıskanıyordu.
Valentina’nın erkek kardeşi markelof misafir gelmişti. Vahşi kılıklı, hür fikirlerini herkesin yanında ısrarla açıklamaktan hoşlanan, sıkıcı bir adamdı. Bir yürüyüş sırasında Nezgadof Marianna’yla Markelof’un birdenbire karşısına çıkarak onları şaşırttı. Marianna sert bir bir dille bir teklifi reddediyordu. Daha sonra genç kız ağlayarak, Markelof’un kendisine evlenme teklif etmiş olduğunu açıkladı.
Bu açıklama öğretmenle Marianna’nın arasındaki bağları kuvvetlendirmişti. O akşam öğretmen, Markelof’un odasına davet edilince şaşırdı. Markelof ateşli bir sosyalistti. Derhal harekete geçilmesini istiyordu. Nezdanof’a Sipyakin’in evinde parti yararına ne gibi ilerlemeler olduğunu sordu. Parti ile ilgili henüz hiçbir şey olmamıştı. Öğretmen zor şartlar yaşayan köylüleri bu dava partisine sokmak ve eğitmek için hiç çalışıp çaba harcamamıştı ama Markelof’un ısrarı üzerine işçiler arasında propaganda yapmaya parti düşüncesini işçiler üzerinde oluşturmaya başladı.
Bir yandan da yaptıklarını ve dertlerini Marianna’ya anlatıyordu. Genç kızda sevgilisinin peşinden eğitilen bu ihtilalciler arasına katılmaya razıydı. Nezdanof ve Markelof’la birlikte oralardaki parti üyelerinin yanlarına gidiyor toplantılara katılıyordu. Gittikleri bu parti üyelerinin içlerinde Solomin adında bir de sosyalist yapı düşünceli bir şahıs vardı.
Solomin bir fabrikada usta başılık yapıyordu. Sakin, ciddi, işine bağlı bir şahıstı. Sibyagin onu kendi fabrikasına almak istemiş ama Solomin bu teklifi reddetmişti, yerinden memnundu. Sipralgin ona kızmıştı. O da bu seferde Nezdenof’tan şüpheleniyordu.
Bazen Marianna’yla Nezdonof kızın odasında buluşup temelleri atılmaya çalışılan sosyalizmin esasları ve karamı hakkında bol bol konuşup sohbetler yapıyorlardı. Birbirlerini sevdikleri halde iki aşık gibi hareket etmiyorlardı. Valentin kızı devamlı kontrol altında tutuyordu. Yeğeni kötü huylu olduğunu ileri sürerek ona eziyet ediyordu. Bu yaşanan olaylar dolayısıyla evlerinin havası katlanılmaz bir hal almıştı. En sonunda Sipyagin, Nezdanof’u işten çıkardı. Ertesi gün Nezdonof bir arabayla Marianna’yı almak üzere geri gelerek kızla birlikte Solominin çalıştığı fabrikada barınmaya karar verdiler, ve gelerek fabrikaya yerleştiler. Genç kızla delikanlı, Nezdanof’un kızı sevdiğine iyice kanaat getirinceye kadar bir abla kardeş gibi yaşamaya başladılar.
Marianna köylü elbiseleri giyiyor. Onlar gibi davranmaya çalışıyordu. Böylece planlanan ihtilal sırasında partiye faydalı olacaktı. Bu arada Nezdanof’ta Marianna gibi eski püskü elbiseler giyip çiftçiler arasında dolanıyor, onlara komünizm, hürriyet ve bağımsızlık fikirlerini aşılamaya çalışıyordu. Ama bu çalışmalarında bir türlü başarı sağlayamıyordu, çünkü konuşmaları köylülerin seviyesinde değildi. Köylüler Nezdanof’un kullandığı kelimeleri anlayamıyor ve kavrayamıyorlardı. Bir keresinde de Nezdanof köylülerle birlikte Votka içmeye çalışmış ancak içki sert gelerek Nazdanof’u hasta etmişti. Nezdonof yavaş yavaş bu başarısızlığının farkına varmış ve Marianna’yla da evlenmekten vazgeçmişti. Genç kızda Solomin’in kudretini, Nezdonof’un zayıf halini daha iyi anlamıştı.
Markelof’un bölgesindeki köylüler vergilerini ödemeyi reddedince Markelof, ayaklanmanın bir an önce başlaması için teşebbüse girişti, ama tavırları o kadar can sıkıcıydı ki köylüler sopalarla onun üzerine yürüdüler adam akıllı dövdüler ve Markelof’u polise teslim ettiler. Bu olaylar Solomin’in fabrikasında da duyulmuştu. Ayaklanma taraftarları bu olayların üzerine kaçma hazırlığına giriştiler.
Paklin, Sibyagin’e giderek Markelof’u kurtarması için yalvardı. Bu arada yanlışlıkla Marianna ile Nezdanof’un saklandıları yeri de açıklamıştı. Sipyagan genelari görmeye gitti. Generalin üzerindeki nüfuzu o kadar büyüktü ki general Markelof’u serbest bırakmaya razı oldu, ama bir daha ortalığı karıştırmamak şartıyla. Ama Markelof inatçıydı. İhtilale inandığını ısrarla söylüyor, kusurlarını kabul etmeye hiç yanaşmıyordu. Generali